Afganistan ve Pakistan’a ne oldu!!

11 Eylül’ün intikamını almak isteyen Amerika, Kasım 2000’de Afganistan’a saldırdı. İki ay süren yoğun bombardman sonrasında Amerikan ordusu başkent Kabil’i ele geçirdi. Üçüncü yılnda olan işgale rağmen Amerikalılar Afganistan’da kontrolü ele geçiremediler. Bugün çoğunluğu Kabil’de bulunan yaklaşık 9 bin Amerikan askeri bu ülkede bulunuyor. Afganistan’ı Taliban’dan kurtarmak, Molla Ömer ile Usame Bin Ladin’i elegeçirmek ve Afgan halkına özgürlük, demokrasi ve kalkınma getirmek üzere bu ülkeye giden Amerikalılar şu ana kadar bu hedeflerinden hiçbirini gerçekleştiremediler. Amerikalılar yakında Afgan halkını kendi kaderi ile baş başa bırakarak bu ülkeden kaçacaklardır..

Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın!!

Afganistan’dan gelen haberlere bakılırsa, Kabil dışında güvenlik ve idari boşluğu Taliban güçleri yeniden doldurmaya başlamış. Çünkü Amerikalılar’ın işbaşına getirdiği Karzai ve ekibi ne bir ordu kurabildi ne de halkın diğer beklentilerini karşılayabildi. Amerika ve Batı basınının satır aralarında bu ekibin halka karşı işlediği günlük suçlardan söz ediliyor..

Uluslararası insan hakları örgütleri ise Karzai güçlerini soygunculuk, kız kaçırma, tecavüz, siyasi muhalifeleri öldürme ve uyuşturucu kaçakçılığı yapmakla suçluyorlar.

Afgan yetkililer ise, herşeyin düzene girmesi ve Taliban’ın yeniden geri dönmesini engellemek için 20-25 milyar dolarlık dış yardım gerektiğini söylüyorlar. Böyle bir paranın ne Amerikalılar ne de başkaları tarafından verilmeyeceğini ise herkes bilmektedir..

Çünkü Afganistan’da petrol yok ve Afgan halkı da bu paraya değmez!!

Bu ise Afgan halkının Taliban’a olan özlemini artırmaktadır.. Amerikalı ve Avrupalı gözlemcilere göre, Karzai yönetimimnin hataları, Taliban’a olan ilgiyi artırmaktadır. Afgan halkı ‘Taliban döneminde ülke genelinde bir düzen ve istikrar vardı’ demeye başladı bile ..

Peki bu durumda Amerikalılar ne yapacak?

Yukarda da belirttiğim gibi Amerikalılar er ya da geç bırakıp kaçacaktır Afganistan’dan.. Ancak Amerikalılar bu ülkeyi kolay bir lokma olarak da başkalarına (Rusya, İran ve Pakistan) terketmeyecektir..

Amerikalılar Afganistan’ı bahane ederek Pakistan’ı istedikleri gibi şekillendirerek hem bu ülkeyi, hem İran’ı hem de Afganistan ve Orta Asya bölgesini kontrol edebileceklerini hesaplamaktadırlar..

Keşmir sorunu nedeniyle Hindistan ile sorunlar yaşayan Pakistan ise zor seçeneklerle karşı karşıya bulunmaktadır.

Afganistan’dan gelen haberlere bakılırsa Hindistan ve İsrail’in siyasi ve istihbarati varlığı giderek bu ülkede güçlenmektedir. İşbaşına getirilmeden önce Hindistan’da yaşayan Karzai, kendi ülkesinde Pakistan’a karşı eylemleri kışkırtmaktadır..

Amerikalılar’ın darbesi ile işbaşına gelen General Müşerref şimdi en zor günlerini yaşamaktadır. Çünkü Amerikalılar’ın talepleri kabul edilebilir türden değil..

1-Afganistan ve Bin Ladin konusunda daha fazla işbirliği yap

2-Irak’a asker gönder

3-İsrail’ı tehdit edebilecek nükleer silah edinme programlarından vazgeç

4-İsrail’i tanı ve onunla ilişkilerini geliştir.. Çünkü yalnız ve yalnız İsrail sana yardımcı olabilir..

Nitekim Amerika’nın bu çok zor taleplerini yerine getirmekte tereddüt eden Müşerref, Amerika’daki Yahudi lobisi tarafından sıkıştırılmaya başlandı.. Yahudi lobisinin en önemli iki üyesi olan Carry Carman veTom Lantos Kongre’den Pakistan’e verilmesi önerilen 3 milyar dolarlık yardımın durdurulmasını istediler. Şaron ise 9 Eylül’de ilk İsrail Başbakanı olarak Hindistan’a gideceğini açıkladı.. Herkes İsrail’in nükleer silah edinme konusunda Hindistan’a yardım ettiğini bilmektedir. Hindistan’ın Dışişleri Bakanı Sinha’nın geçtiğimiz hafta Ankara ziyaretini değerlendiren Amerikalı gözlemciler Hindistan-İsrail-Türkiye üçgeninden söz etmeye başladılar..

Tüm bunlar Amerika’nın bölgesel hesaplarında yer alırken İran ve Rusya da bir şeyler yapma gereğini hisetmektedirler..

Bu iki ülkenin bölgedeki politik, ekonomik ve askeri planlarından ise başka bir yazıda söz edeceğiz.

Afganistan olayı, bir kez daha Amerikalılar’ın girdiği yerlerde tüm dengeleri nasıl allak bullak ettiğini bir kez daha herkese kanıtlamıştır..

Orta Asya’daki petrol ve doğalgaz hesaplarını dolaylı bir şekilde etkileyen Afganistan’da bunca kargaşa yaratan Amerikalılar, dünyanın petrol merkezi olan Irak ve Ortadoğu’da neler yapmazlar acaba!!

3 yıl aradan sonra Afganistan’da herşey ortadayken, Irak’ta istikrarın sağlanacağına acaba kimler inanır!!

Ayrıca unutulmamalı ki Irak, Afganistan’a çok benzemektedir..

Her iki ülkede çok karmaşık etnik ve mezhepsel yapılar bulunmaktadır.. Ve yine her iki ülkenin etrafı karmaşık bölgesel dengelerle çevrilmiştir ..

Ama herşeyden daha önemlisi, İsrail’in her iki ülkeye olan ilgisidir!!

Irak’ta Hz.İbrahim’in doğup yaşadığı Ur ile Yakup’un yaşadığı Babil kentleri var..

Afganistan’da ise bu ülkeyi Pakistan’dan ayıran Hayber bölgesi ve geçidi var..

Bu isim ise Yahudiler’e, İslam ordusu karşısında aldıkları ilk yenilgiyi çağırştırmaktadır.. Yani Hayber Savaşı’nı..

Kendini dünya Yahudileri’nin devleti olarak ilan eden İsrail belki de hâlâ Hayber’deki yenilginin ezikliğini yaşamakta ve bunun intikamını almakla meşguldur!!

Hadi İsrail’in bu doğal kin ve nefretini anladık diyelim..

Peki ama Amerikalılar’a ne oluyor acaba!!

Eminim ki, eğer derin düşünürseniz Amerikalılar’ın da bizlere karşı kin ve nefretinin nedenlerini anlayacaksınızdır!!

You may also like...