AKP ve Çanakkale..

Dün Çanakkale direnişinin 88.yıldönümü idi.. Çanakkale’de yüzbinlerce gönüllü Arap Atatürk ve arkadaşlarının komutasındaki yüzbinlerce Türk savaşçıyla birlikte başını İngilizler’in çektiği emperyalist güçleri yenilgiye uğrattılar.. Bugün Çanakkale Şehitliği’nde ve o dağların her karışında Türk ve Arap şehitler gönülleri rahat ve onurlu olarak yan yana yatıyorlar..

………..

Dün Bush bir kez daha Saddam Hüseyin’i tehdit ederek 48 saat mühlet tanıdı..

Aynı sıralarda Dışişleri Bakanı Powel Gül’ü arayarak tezkerenin çıkarılması için 48 saat süre tanıdı..

Başka bir deyişle Amerikalılar Saddam’a nasıl davranıyorlarsa aynısını Türkiye’ye layık görüyorlar..

Oysa Amerikalılar bırakın Güvenlik Konseyi’ni kendi müttefiklerinden bile yandaş bulamadılar..

Müslüman Endülüs uygarlığının altında ezilen haçlı İspanyollar’ın dışında kendisine savaş ortağı bulamayan Amerikalılar yine kendileri gibi Kızılderililer’in katili olan İspanyol ve İngilizler’le birlikte şimdi de Irak halkını katletmeye hazırlanıyorlar..

Bu karar İngiliz hükümetinde ve parlamentosunda bile tepki ile karşılandı ve savaş kararının çıkarılmasını zorlaştırdı..

Yani Bush’u halk iradesi adına destekleyen yalnızca Amerikan Kongresi bulunmaktadır..

İşte bu nedenle Bush TBMM’nin peşine düşmüştür..

Kongre dışında hiçbir parlamento savaşı onaylamamıştır.

Dünya halklarının tümü (Amrikan halkının %50 ‘si dahil) savaşa hayır diyor..

Bu durumda tezkereye evet diyecek olan TBMM aynı zamanda savaşa da evet diyecek olan ilk Meclis olacaktır..

Üstelik bir Müslüman ülkenin Meclisi’dir..

Tarih bunu hiçbir zaman affetmeyecektir..

Amerikalılar ise bunu çok iyi kullanacaklardır..

Çünkü tezkere onları ‘Müslüman bir ülkeye saldıran Haçlı-Siyonist ittifakı’ suçlamasından da kurtaracaktır.

Başka bir deyişle TEZKERE Amerikalılar açısından yalnızca kuzey cephesinin açılması için değil aynı zamanda Türkler aleyhine tarihe hiç silinmeyecek bir not düşmek için de gereklidir!!

% 96’sı Amerika’nın Irak saldırısına karşı olan bir milletin temsilcisi olan vekiller gerekçeleri ne olursa olsun Amerikalılar’ın suç ortağı olamazlar ve olmamalıdırlar..

Çünkü bu suçun vicdan azabının altından vicdanı olan hiç kimse kalkamayacaktır..

Çünkü Amerikalılar’ın herkese ve Türkiye’ye yalan söylediği çok kısa sürede ortaya çıkacaktır.. Ama iş işten geçmiş olacak ve Amerikalılar’ın sözde göndereceği 6 milyar dolarlık para bile vekilleri cinayet suçuna ortak olmaktan kurtaramayacaktır..

Üstelik aylardır Amerikan medyasında yazılıp-çizilen herşey de doğrulanmış olacaktır..

‘Türkler’in direnmelerine bakmayın. Onlar er ya da geç ve çaresiz olarak kendilerini satacaklardır.. Pazarlıklar ise daha iyi bir fiyat koparmak içindir..’

Bunun doğru olmadığını TBMM tezkereye hayır diyerek kanıtladı.

Şimdi eğer aynı TBMM kendi reddettiği tezkereye evet derse o zaman Amerikan ve Batı medyasında yayınlanacak yazı ve karikatürleri şimdiden görmeye başlasınlar..

Bunu istemiyorlarsa tezkereye hayır desinler ve Türkiye’yi tüm dünyaya ve özellikle bölge ülke ve halklarına onurlu bir örnek olarak tarihe geçirsinler..

Nasıl olsa Türkiye demokratik–laik ve Müslüman yapısı ile tüm bölge için bir örnek olacaktı!!

Yoksa Amerikalılar Türkiye’yi Pakistan’a mı benzetmek istiyorlar..

Unutmayalım İran Şah’ı da Amerikalılar’ın tanımında demokratik ve laik idi ..

Ama Şah ülkesinden kaçtığında Amerikalılar ona vize bile vermediler.. Kendisi gibi Amerikan yandaşı olan Enver Sedat olmasaydı Şah gömülecek yer bile bulamayacaktı..

Amerikalılar’a 30 yıl hizmet eden Filipinler diktatörü Markos’un durumu Sah’tan farklı değildi..

10 yıl süre ile Türkiye’yi Amerikalılar’ın emrine veren rahmetli Menderes ise idam edildiğinde Amerikalılar seyirci kalmayı tercih etmişlerdi.. Onlar için önemli olan Türkiye’nin nerede ve nasıl kullanılacağıdır.. Amerikalılar’a hizmet edenler ise gelip geçicidir ve yaşadıkları sürece önemlidirler!!

Tarih ise Amerikalılar’a hizmet edenleri bağlılıkları oranında hatırlamaktadır.

Ama Amerikalılar kendilerine hürmette ve hizmette kusur etmeyenleri hep unutmuştur..

CHP’nin ulusalcı tavrını peşinen bildiğimiz için tezkereye evet diyen veya diyecek olan AK Parti vekillerine ve onların yöneticilerine tavsiyemiz olaya bir de bu açıdan baksınlar..

Nasıl olsa Amerikalılar’ın kendilerine söylediği herşeyin yalan olduğunu pek yakında hep birlikte göreceğiz..

Önceleri kitle imha silahlarını bahane eden Amerikalılar şimdi de Saddam’ın diktatör ve kendi halkını öldüren birisi olduğu için ondan kurtulmak istediklerini söylüyor..

Peki Amerikalılar elinde İstanbul ve Ankara dahil olmak üzere tüm bölge şehirlerini her an vurabilecek kadar nükleer kimyasal ve biyoloik silaha (yaklaşık olarak 450 bomba) sahip olan İsrail’e neden bir şey söylemiyorlar..

Acaba Amerikalılar neden 30 yıl süre ile yüzbinlerce vatandaşını işkencelerle öldüren İran Şahı’na Filipinler diktatörü Markos’a demokratik olarak seçilen Başkan Allende’yi öldürerek onbinlerce Şilili yurtseveri kurşuna dizen faşist Pinoche’ye hergün onlarca Filistinli masumu tanklarla ezen terörist Şaron’a kendilerinin iktidara gertirdiği diktatör Müşerref’e ve bugün kendi dümen suyunda kalmaya özen gösteren faşit diktacı ve gerici Arap yönetimlerine arka çıkıp destek veriyorlar!!

Yoksa Amerikalılar’ın bir zamanlar İran devrimine karşı kullanmak için her türlü nükleer kimyasal ve biyolojik silah verdikleri Saddam’ın yerine bizim bilmediğimiz yeni türden bir demokrasi mi getirecekler!!

Bunun için mi acaba TBMM’ye 48 saat mühlet tanıdılar!!

Nasıl olsa pokerci olan Amerikalılar blöf yapmayı seviyorlar..

Pokerde ise blöfü zaman zaman kendini güçlü hesedenler veya öyle olduklarını sananlar ile hep kaybedenler yapar..

Blöfü görenler ise her zaman kendilerine güvenenlerdir.

Kendine güvenmeyenler ise hiç poker oynamasınlar..

Hele Kovboy Amerikalılar’la asla!!

Çünkü Kovboy barlarında kaybedilenler yalnız dolarlar değil aynı zamanda onurdur..

Bu barların arkasında ise hep cenazeciler bulunur!!!

You may also like...