Amerikalılar, Türkler’i çok mu sever!!

‘Kosova’da, Bosna’da ve Afganistan’da yaptığım incelemelerde Türk askerinin halka götürdüğü hizmeti görünce şaşırdım. Türk askerinin halkla bütünleşmesine büyük hayranlık duydum. Türk askeri, halka ihtiyaç duyduğu hizmeti götürünce halk tarafından çok seviliyor. Aynı atmosferi Irak’ta yaratmanız lazım. Türkiye ile Irak’ın komşu olması nedeniyle,Türk askerinin Irak’ta da halkla bütünleşmede, halka hizmet götürmede başarılı olacağından hiçbir şuphem yok. Bizim yapmakta zorlandığımızı Türk askerinin rahatlıkla yapacağına inanıyorum’. .

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül bu sözleri son Amerika gezisi sırasında Amerikan Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz’den dinlemiş.

Gül bunları son Çankaya zirvesinde anlatmış ve Sayın Cumhurbaşkanı’nın da bu sözlerden etkilenerek Irak’a asker göndereme konusundaki görüşünü değiştirdiğini Milliyet’te Fikret Bila’ya anlatmıştı..

Ertesi gün Sayın Cumhurbaşkanı uluslararası meşruiyet konusundaki fikrini değitirmediğini resmen açıklamıştı..

Kimbilir belki de Sayın Cumhurbşakanı Wolfowitz’in kim olduğunu ve onun söylemlerine güvenilemeyeceğini hatırlamıştı..

Çünk Wolfowitz,Yahudi lobisinin en önemli adamlarından biri olarak Afganistan ve Irak savaşlarının da en önemli ideologlarındandır..

Türk kamuoyu ise Wolfowitz’i Çandar ve Birand’a verdiği demeçle daha fazla tanımıştı. . Wolfowitz bu demecinde Türk halkına, Meclisi’ne, hükümetine ve ordusuna hakaretler yağdırarak Amerika’dan özür dilemelerini istiyordu. .

Özür dilenecek hata ise, Wolfowitz’e göre tezkerenin rededilmesidir. .

Bununla da yetinmeyen Wolfowitz, Süleymaniye’de Türk askerinin kafasına geçirilen torbaların da baş sorumlusudur. Çünkü torba geçirme olayı Pentagon’dan verilen emirle gerçekleştirilmiştir.

Peki nasıl oluyor da böyle bir Wolfowitz şimdi de Türk askerini göklere çıkartmaktadır. .

Bu işin altında mutlaka bir bit yeniği olmalı ve vardır!! Wolfowitz’in söylediklerine iyice bakarsak bunu anlarız.

Wolfowitz ‘Amerikalılar’ın yapmakta zorlandığı şeyleri Türk askeri rahatlıkla yapar’ diyor. .

Peki Amerikalılar’ın zorlandığı şeyler nelerdir?

Elektrik, su ve diğer belediye hizmetlerinin sağlanması,

Irak devlet organlarının çalıştırılması ve Irak halkına sözünü verdikleri özgürlük ve demokrasinin getirilmesi..

Oysa Amerikalılar isteseydi tüm bunları çok kolay yapabilirlerdi.

Nasıl mı ?

1- Demokratik ve özgür bir seçimi hemen yaptırarak,

2- Tüm Irak halkını adil bir şekilde temsil edecek bir hükümeti kurdurarak,

3- Tüm sorunların çözülmesi için bu hükümete her türlü yardımı sağlayarak,

4- İşgal kuvetlerinin Irak halkına karşı sürdürdüğü çirkin davranışlara son vererek ve bir an önce Irak’ı Iraklılar’a bırakarak..

Bunların hiçbirini yapmayan Amerikalılar acaba neden Türk askerinden yardım istiyor..

Türk askeri gidip seçim yaptıramayacak, hükümetin kurulmasına yardımcı olamayacak, Irak devlet kurumlarını işletemeyecek ve son olarak Amerikalılar’ın engellediği belediye hizmetlerini sağlayamayacaktır..

Peki Türk askeri ne yapacak?

Türk askeri Amerikalılar’ın zorlandığı bölgelerde ortak veya yedek işgalci güç olarak bulunacak..

Kuzey’de Kürtler, Güney’de de Şiiler’le ittifak kuran Amerikalılar, ortada Sünni Arap Iraklılar’ı Sünni Türkler’le karşı karşıya getirmek istiyor. .

Wolfowitz ‘Amerikalılar’ın yapamadığını Türk askerler yapar’ demekle bunu kastediyor. .

Yoksa 150 bin askerle Irak’ta bulunan Amerikalılar kendilerinin kasıtlı olarak havaya uçurdukları su ve elektrik altyapısını isteseler bir haftada yenileyebilirler..

Ama istemiyorlar ve bu nedenle de bunu yapmıyorlar..

Çünkü Amerikalılar Irak’ta istikrar ve esenlik istemiyorlar..

Kendilerinin istemediği bir şeyi de başkalarına yaptırmazlar..

Yani, Türkler’in Irak halkına insani hizmet götürmesine izin vermezler. Verir gibi gözükseler de bunu başka yollarla da engellerler.. Bu yollar ise herkesin bildiği gibi çok kolay bulunur ve çok risklidir.

Bedelini başkaları ödediği sürece de Amerikalılar riskleri çok severler..

Süleymaniye’de Türk askerinin kafasına geçirilen torbalar da bu riskleri görmemek içindir..

İşte bu nedenle de Wolfowitz ‘bizim yapmakta zorlandığımız şeyleri Türk askeri rahatlıkla yapar’ diyor..

Wolfowitz, Amerikalılar’ın sindiremediği ve yok edemediği Iraklılar’ı Türk askerine havale etmek istiyor..

Wolfowitz, bunu Süleymaniye’deki torba olayından önce yapsaydı belki daha inandırıcı olabilirdi.. Wolfowitz’in Türkler’e ve Türkiye’ye karşı olan büyük aşkından, başta onun İstanbul ve Ankara’daki dostları olmak üzere hiç kimse şuphe etmiyor!!

Üstelik Wolfowitz’in aşkı, karşı tarafı öldürmeyip de süründüren türdendir!!

Neysi ki bu aşk karşılıksız ve tek taraflıdır!!

You may also like...