Amerika’ya kim güvenir!!

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel, dün Vatan Gazetesinde Ruhat Mengi’ye konuştu..

Sayın Demirel, tezkerenin reddedilmesi ile bozulan Türk-Amerikan ilişkilerinin gidişatından rahatsız olduğunu belirttikten sonra, bu ilişkilerin yeniden rayına oturtulması için Irak’a mutlaka asker gönderilmesi gerektiğini söylüyor.

Sayın Demirel’in iktidarda olduğu dönemler ve siyasi geçmişi ile ilgili olarak çok şey söylendi ve yazıldı.. Bunlarla ilgili olarak yorum yapmak istemiyorum. Ancak rahmetli Özal 1991’de Çekiç Güç’e izin verdiğinde o zaman Sayın Demirel’in kıyameti nasıl kopardığını ve bu gücü işgalci olarak nitelediğini hatırlıyorum.

Fakat Sayın Demirel Ekim 1991 seçimlerinden sonra hükümet kurduğunda ilk iş olarak bu gücün Türkiye’de kalışını onaylamıştı..

Şimdi Sayın Demirel Vatan’daki söyleşisinde ‘siyasette iyi karar yok’ diyor ve ekliyor:

‘Türkiye Amerika ile olan münasebetlerini düzeltirse onun sonucu başkadır, düzeltmezse başkadır. Sonra güncel bir konu var, oradaki PKK gücü.. Bu PKK gücü hep Türkiye’yi rahatsız etti. Şimdi Amerika bu gücü dağıtacak. İlişkiler iyi olursa mı dağıtacak, olmazsa mı? Ne biliyorsunuz bu gücü Türkiye aleyhine kullanmayacağını?

Ruhat Mengi soruyor:

‘Asker gönderirsek kullanmayacağı garanti mi?

Demirel ‘Tabii ki o zaman kullanmayacağı büyük ihtimaldir’..

Şimdi merak ediyorum da, 7 kez Başbakan ve bir kez de Cumhurbaşkanı olan Sayın Demirel nasıl oluyor da stratejik müttefik Amerika’dan kuşku duyuyor..

‘Ne biliyorsunuz Amerika bu gücü Türkiye aleyhine kullanmayacağını’ diyor..

Yani Sayın Demirel’in büyük çabaları ile Türkiye’nin müttefiği olarak kabul edilen Amerika, gerektiğinde PKK’yı Türkiye aleyhine kullanabilecek..

İşte bu nedenle Sayın Demirel ‘Türk askeri Irak’a gitmeli’ diyor..

Peki ne biçim müttefiktir bu Amerika denilen garip ülke!!

Hadi Süleymaniye’deki Türk askerlerinin kafasına geçirilen torbaları bazıları unuttu diyelim..

Peki PKK’ya destek ne anlama geliyor..

Türkiye 1998 yazında Abdullah Öcalan’ı ülkesinde barındırıyor diye Hafız Esad’a neredeyse savaş ilan edecekti.. Oysa şimdi tüm PKK lider kadrosu ve 5 bin silahlı elemanı Amerika’da, yani Amerikan işgali altındaki Irak’ta barınıyorlar..

Irak’ta bulunan Halkın Mücahitleri grubunu daha ilk günlerde dağıtan ve Amerika’daki tüm yandaş örgütlerini kapatan ve mal varlıklarına el koyan Amerika, bunun karşılığında İran’dan Irak’a asker yollamasını istedi.. Washington, bunun karşılığında ‘Amerika’yı Büyük Şeytan’ olarak ilan eden Tahran’dan Irak’taki Şiiler’i kışkırtmamasını istemekle yetindi üstelik Amerikalılar sürekli olarak İran’ı terörü desteklemekle suçlayıp duruyorlardı..

Aynı Amerika, aynı şeyi PKK ile yapmadı, yapmıyor..

Türkmenler’in haklarını gözardı eden Amerikalılar PKK ile diyaloğu sürdürüyor ve Sayın Demirel’in ima ettiği gibi PKK’yı Türkiye aleyhine kullanma planları yapıyorlar..

Sayın Demirel, ‘Türk askeri Irak’a gitse bile’ Amerikalılar’ın PKK’yı Türkiye aleyhine kullanıp kullanmayacağından emin değil..

Demirel ‘kullanmayacağı büyük ihtimal’ diyor..

Bu ne biçim stratejik müttefik..

Düşünün kişisel olarak 50 yılınızı birisi için harcamışsınız ama o, gün gelip size en büyük kazığı atıyor..

Yani ‘besle kargayı oysun gözünü’..

Arapça’da da buna benzer bir atasözü var..

‘İze Ente Akramte elkerime melektehu, ve ize akramte el-leime temarade’..

Çevirisi uzun da olsa aktarmak istiyorum..

‘Eğer siz onurlu birine iyilik yaparsanız ona sahip olursunuz.. Yani o, bu iyiliğin karşılığını mutlaka yerine getirir. Ama siz kişiliksiz ve kalleş birine iyilik yaparsanız, o size karşı ayaklanmak ve kazık atmak için her fırsatı kullanır..’

Bilmem bu kimsenin kim olduğunu sormaya gerek var mı!!

You may also like...