Değerli okuyucular!

Yeni Şafak’ın Genel Yayın Yönetmeni 20 yıllık dostum ve arkadaşım S. Sadıkoğlu’nun ricası ve biraz da baskısı ile 3 haftadır bu köşede sizlerle bazı konuları paylaşmaya çalışıyorum.

Temel amacım ise Türkiye’yi ve tüm bölge ülke ve halklarını Amerikan ve tabii ki İsrail belasından uzak tutmaktır..

Bir gazeteci ve aydın olarak bu benim bireysel inanç ve mücadele tercihimdir!!

…….

Bu süre içinde telefon ve elektronik posta aracılığıyla mesaj aldım alıyorum. Türkiye’nin dört yanından Avrupanın bir çok ülkesinden Kanada’dan Avustralya’dan Güney Afrika’dan Kazakistan’dan S.Arabistan’dan Suriye’den ve daha bir çok ülkeden.. Hepsine tüm içtenliğimle teşekür ediyorum.

Yoğun işlerim nedeniyle yanıt veremediklerimden de özür diliyorum.

Ancak gelen yüzlerce tebrik ve destek mesajının yanısıra şimdiye kadar 4-5 tepki mesajı aldım. İlginç oldukları için de bunları sizlerle paylaşmak istiyorum..

….

19. dönem milletvekili olan bir okuyucumuz bakın özetle ne diyor:

-Amerika Irak’a girecek ve başarılı olacak..

-Amerika Arap ülkelerinden daha sağlam bir müttefiğimiz..

-Türkiye savaşa katılmazsa ekonomik zararını geçmişte PKK’yi destekleyen Suriye mi karşılayacak!!

-Irak’taki Kürtler ve Türkmenler bizim kardeşimizdir.. Suriye ise düşmanımızdır..

-Saddam uzun vadede Türkiye için bir tehlike ..

-Türkiye gerekirse üstüne para vererek Amerika ile birlikte savaşın içinde olmalıdır.

…………

Kürt kökenli diğer iki okuyucumuz ise

Başıma Kürdistan kadar taş düşmesi bedduasını yaptıktan sonra beni Suriye milliyetçisi olarak gören Sayın milletvekilinin tersine beni Türk milliyetçisi ve Kürt halkının düşmanı olmakla suçluyorlar..

…….

Başka bir okuyucumuz bazı Arap gazetelerinde Türkiye aleyhine çıkan yazıları (Sanki Türk gazetelerinde hiç Arap düşmanlığı yapılmıyor) hatırlattıktan sonra, beni Arap milliyetçisi olmakla suçluyor ve ‘ Köşe Yazarı’ olma karşılığında inanç ve ilkelerimden vazgeçtiğimi söylüyor..

….

Değerli okuyucular

Tüm bu mesajlara teşekür ediyorum..

Süreç içinde ve eğer bu köşede yazmaya devam etme olanağını bulursam (zamandan dolayı) tüm bu eleştirileri çok daha detayı ile tartışmaya devam edeceğiz..

Önemli olan yanlışları paylaşmanın düşmanlığını değil

doğrulara ortak olmanın dostluk onur ve sevincini yaşamalıyız..

…….

Ancak yine de izin verirseniz yukardaki eleştirilere özetle bir kaç cümle ile yanıt vermek istiyorum..

Sayın milletvekili

-Amerika Irak’a girebilir ama sizin temenni ettiğiniz gibi başarılı olmayacaktır.. Böyle olsaydı başta Türk halkı olmak üzere hiç bir halk özgür ve bağımsız olmazdı..

-Türkiye’yi baskı şantaj ve tehditlerle savaşa sürüklemek isteyen Amerikalı müttefiğiniz sizlere ve bölgedeki Amerikan uşağı Arap yönetimlerine hayırlı olsun.. Türk ve Arap halkının %95’i böyle bir müttefiği istemediğini göstermektedir ve gösterecektir..

-Beni Suriye’li olarak görmeniz beni Suriye’yi savunacak konumuna getiremez. Ben bir gazeteciyim!!

Ancak Suriye PKK’yi desteklerken başta Amerika olmak üzere hemen hemen tüm ülkeler bu örgütü destekliyordu..

Bir milletvekili olarak bunu en iyi siz bilmeliydiniz.

Ancak Öcalan 1998 sonunda Suriye’yi terk etmesine ve bugün Suriye ile Türkiye arasında çok iyi ilişkiler olmasına rağmen hemen hemen tüm Avrupa ülkeleri ve müttefiğiniz Amerika bu örgüte var olan her türlü siyasi ekonomik ve psikolojik destğini sürdürmektedir..

-Saddam Hüseyin dönemi dahil olmak üzere Irak kurulduğu günden itibaren Türkiye ile en iyi ilişkisi olan Arap ülkesi olmuştur.. Devletinize sorsaydınız bunu öğrenebilirdiniz..

-Son olarak da madem ki Amerikalıları çok seviyorsuz o zaman size tavsiyem milletvekilliğinden kazandığınız paranızı onlara vererek savaşa katılabilirsiniz!!

…….

Kürt kökenli değerli okuyucularıma gelince

-Kuzey Irak ile ilgili yazılarımda Kürtlere yönelik olumsuz ya da yanlış herhangi bir şey söylediğimi hatırlamıyorum.

-Ben o yazılarda Türkleri Arapları İranlıları ve özellikle Kürtleri (çünkü Amerikalılar oyunu Kürt bölgesinde oynamk istiyor) oyuna gelmesinler diye uyarmaya çalıştım..

-Kürt halkının ulusal hakları bu yazılarımın konusu değildi. Elbette Kürtler de tüm bölge halkları ile birlikte barış dostluk ve kardeşlik içinde yaşamalıdır.. Bunun biçim ve şeklini elbette tüm bölge halkları birlikte ve özgür iradeleri ile belirlemelidirler.. Dökülen kanlar ve göz yaşları ve yüreklerde yerleşen kin ve nefret şimdiye kadar olduğu gibi yalnızca ortak düşman Amerikalıların işine yarayacaktır..

Dilerim Kürdistan kadar taş benim değil Amerikalıların başıma düşer..

…..

Değerli okuyucular

‘Köşe yazarı’ oldum diye kendi bildiklerimden ve inançlarımdan vazgeçtiğimi ya da geçeceğimi sananlar yanılıyorlar..

Ben sağda-solda gördüğünüz ‘köşe yazarları’ndan değilim ve olmayacağımdan emin olabilirsiniz..

Bölge halklarının dostluk ve kardeşliğine düşman Amerikalıların tüm yalanlarına karşı hep ve yalnız doğru bildiklerimi yazacağımdan emin olabilirsiniz !!

TBMM Başkanı Sayın Bülent Arınç’ın dün söylediği gibi Bush olsa bile hiç kimse Türkiye’yi (ve pek yakında diğer bölge ülkelerini) tehdit edemez!!

You may also like...