Din ve afyon!

Karl Marks’ın çok bilinen bir deyimi vardır: Din halkların afyonudur… Marks’a göre; din halkların yaşadığı acıları dindirir ancak kesin tedavi etmez…

Ancak Marks bunu tüm dinler için söylemişken bu deyim her nedense bazılarınca yalnız İslam için kullanılmak istenmiş… Nitekim ideolojik olarak komünist Marks’ın düşmanı olması gereken kapitalist Amerikalılar bölge politikalarında en çok bu deyim üzerinde çalışarak Arap ve Müslüman halkları kendi çıkarları uğruna kullanmak istemişlerdir.

Sovyetler Birliği’nin Afganistan işgaline karşı İslam’ı çok iyi kullanan Amerikalılar bir taşla birden çok kuş vurmayı amaçlamışlar. Başka bir deyimle İslam’ı çok etkili bir silah olarak Afganlılar’ın eline veren Amerikalılar, İslam’a radikal bir içerik kazandırarak bu kez İslam’ın kendisine zarar vermek istediler. Yani Amerikalılar İslam’ı Sovyet işgaline karşı bir uyanış aracı olarak kullanırken, aynı İslam’dan Afgan ve bölge halklarını uyutmak ve karıştırmak amacıyla yararlandılar. Oysa Amerikalılar İslam’ı bir direniş gücü olarak kullanan Filistinliler’i terörist olarak kabul ediyorlar..

Ama Amerikalılar bunlarla da yetinmiyor..

Çünkü Amerikalılar, Sovyet işgaline karşı direnen Afganlılar’a bu savaşta afyondan nasıl yararlanmalı gerektiğini de öğretti. Afgan gruplar ve aşiretler savaş giderlerini karşılamak amacıyla, afyon ticaretine özel önem vermeye başlamışlardı.

Üstelik Afganistan’da üretilen afyonun büyük bölümü Avrupa’ya, oradan da Amerika’ya taşınıyordu. Bu ise çok önemli değildi Amerikan yönetimleri açısından.. Yani Ankara’ya her türlü baskıyı yaparak afyon yasağını koyduran Amerikan yönetimleri her nedense komünist Sovyetler’e karşı savaşan Müslüman Afganlar’ın afyondan milyarlarca dolar kâr etmesine göz yumuyordu..

Bu arada birkaç yüz Amerikalı’nın eroinden ölmesi çok önemli değildi!!

İşte bu nedenle 1980-1990 döneminde Afganistan’da afyon üretimi rekor düzeye çıkmıştı. Sovyet işgalinden sonra Kabil’de işbaşına gelen İslamcı gruplar alışkanlıklarından vazgeçmeyerek afyon ekimine hiçbir sınırlandırma getirmediler ve anti-komünist mücadeleye katkısı olan herkese istediği kadar afyon ekebileceğini söylediler.

1990-1996 döneminde kesin rakamlar olmamakla birlikte Afganistan’da yaklaşık olarak 3 milyon dönüm araziye afyon ekiliyordu.. Bu afyondan üretilen baz morfin ve saf eroinin Amerika fiyatları ile değeri 150 milyar doları aşıyordu. Yapılan hesaplamalarda tarlada kilosu 100 dolar civarında olan afyonun baz morfin veya saf eroin olarak işlenmiş hale geldiğinde New York piyasalarında değeri 600 bin dolara ulaşıyordu. Elbette kaç kilo afyondan ne kadar baz morfin üretildiğini bilmiyoruz ama Afganistan üzerinden Pakistan’a oradan da İran, Türkiye ve Avrupa ülkelerine taşınan bu değerli malzeme sahiplerine inanılmayacak kadar büyük kârlar getiriyordu. Bu paralar uğruna da bu kişiler ve arkasındaki terör örgütleri, istihbarat teşkilatları, silah tüccarları ve derin devletler herşeyi yapacak kadar çılgınlaşıyorlardı..

Nisan 1996’da iktidarı ele geçiren Taliban kendi inançları doğrultusunda afyon ekimini yasakladı.

2000 yılına gelindiğinde afyon ekilen alanlar yalnızca 42 bin dönüme kadar gerilemişti. Kontrollü olarak üretilen afyon da yaklaşık olarak 185 ton civarındaydı.

11 Eylül sonrasında Amerika, Afganistan’ı işgal etti.

Amerikan kontrollü yeni yönetim afyon yasağını kaldırmadı, ancak afyon eken aşiretlere Taliban’a karşı savaşmak koşulu ile göz yumdu.

2002 yılında afyon ekilen alanlar 770 bin dönüme, üretilen afyon miktarı da 2500 tona ulaşmıştı.

Tabiî benzer şekilde baz morfin ve saf eroine dönüştürülen bu afyon mafya çeteleri aracılığıyla yine Amerikan piyasalarına taşınıyordu.

Eski bir alkolik ve tutucu bir Hıristiyan olan Bush ve arkadaşları bu durumdan rahatsız olmaya başlamıştı..

Bunun üzerine Karzai yönetimi afyon eken ancak bu ekiminden vazgeçen her Afganlı’ya dönüm başına 350 dolar vereceğini açıkladı. Yasağa uymayan bazı kişiler ve etkili olmayan aşiretlerin yaklaşık olarak 160 bin dönümlük tarlaları yakıldı. Ama tüm bu önlemlere rağmen 2003 yılında afyon ekilen alan bir milyon 520 bin dönümü geçti.. Burada üretilen afyon ise 5000 tonu aşmıştı.

Amerikalılar için içinden çıkılmaz bir durum vardı artık. Ya afyon eken ama Taliban’a karşı olan bu aşiretlere göz yumacak, ya da bunların tarlalarını yakarak bu aşiretleri tekrar Taliban’ın yanına itecek.

Afganistan halkı ise olup biten herşeyi yakından izlemektedir. Bu ülkeden gelen BM raporlarına bakılırsa Taliban giderek güçlenmekte ve halkın giderek artan bölümü Taliban dönemini arar duruma gelmektedir.

Tabiî yalnız afyon meselesinden değil!!

Son olarak yukarıda aktardığım bütün rakamlar Beyaz Saray Ulusal Politika Ofisi’nin son raporundan alınmıştır.. Yorum ve değerlendirmeler ise bana aittir.

Bu yazıyı; Afganistan’da Amerikan işgalini savunanların ve bu işgal ile bu ülkenin özgürleşip zenginleşeceğini savunanların dikkatine sunmak istedim..

Tabiî bu arada NATO tarafından Afganistan’a Sivil Yönetici olarak atanan eski Dışişleri Bakanı Sayın Hikmet Çetin’in de bilgisine!!

You may also like...