Gerçek gerçekler!!

Geçtiğimiz hafta Amerikan Başkanı Bush Kızıldeniz’in Şarm El-Şeyh sahil kasabasında kendi yanlısı 5 Arap lider (Mısır, Bahreyn, S.Arabistan, Katar ve Fas) ile bir araya geldi.

Irak ve Ortadoğu’ya demokrasiyi getireceğini sık sık tekrarlayan Bush, bu amacını gerçekleştirmek için her nedense yardımcı olarak 5 ülkenin anti-demokratik liderlerini seçmişti.

Çünkü onları Amerikalılar iş başına getirmişti, Amerikalılar işbaşında tutmuştu ve onlar da Amerika’ya hizmet etmişti..

Şarm El-Şayh’ten Ürdün’ün Akabe sahil kasabasına geçen Bush bu kez Ürdün Kralı Abdullah ve Filistin Başbakanı Mahmut Abbas’ı (Filistin devleti yok ki başbakanı olsun!) İsrail Başbakanı Şaron ile buluşturdu..

Bush’un amacı Filistin sorununu çözmek ve Ortadoğu’da barışı gerçekleştirmek!!

Oysa herkes bilir ki bu mümkün değil ..

Nedeni ise unutulmaması gereken gerçek gerçeklerdir!!

1- Birinci Dünya Savaşı sonrasında İngilizler, Amerikalılar’ın da onayı ile dünya Yahudileri’ne Filistin toprağı üzerinde bir devlet kurma konusunda yardımcı olma sözü verdiler..

Yani dünyanın çeşitli ülkelerinde yaşamakta olan Yahudiler bir Arap-Müslüman toprağı olan Filistin ülkesine getirilecek ve orada bir Yahudi devleti kurulacak.. O sırada Filistin’de bir milyonu aşkın Müslüman’a karşılık 50 bin civarında Yahudi yaşıyordu..

2- 1917-1947 döneminde Amerika ve İngiltere’nin yardımı ile dünyanın birçok ülkesinde yaşayan ve Siyonist ideolojiyle beslenen Yahudiler gruplar halinde Filistin’e taşındı..

3- Yine bu süre içinde bu Yahudiler’in kurduğu Hagana ve Argun gibi terör örgütleri (Bu örgüt kurucularından Begin, Şamir ve Ben Gorion gibileri daha sonra İsrail Başbakanı oldular) İngiliz ve Amerikalılar’ın de desteği ile Filistin halkına karşı inanılması güç katliamlar gerçekleştirdiler.

30 yıl içinde Filistin’de Yahudi nüfusu 600 bine çıkmıştı..

4- 26 Kasım 1947’de Amerikalılar BM Genel Kurulu’na Filistin’i iki bölgeye ayıracak ve bir bölümünde İsrail devletinin kurulmasını sağlayacak bir karar tasarısı sundu.

Karar birinci ve ikinci oylamada çoğunluk sağlayamayınca Amerikalılar tüm güçlerini kullanarak üye ülkeleri tehdit ettiler ve üçüncü oylamada çoğunluğu sağladılar.

Böylece dünyanın dört bir yanından getirilen Yahudiler’e Filistin’de bir devlet kurduruldu..

5- Bununla yetinmeyen Amerikalılar, yeni kurulan İsrail devletine her türlü desteği verdiler ve 1948’de patlak veren ilk savaşta Arap ülkelerini yenmesini sağladılar. Böylece İsrail devleti bölgeye egemen olma mücadelesinde ilk adımını atmıştı.. Filistin halkı ise kendi ülkesinden kovulmıştu..

6- İkinci adım Haziran 1967’de atıldı. İsrail, Amerikalılar’dan aldığı inanılmaz destekle Mısır, Suriye ve Ürdün’e savaş ilan etti. İsrailliler Mısır’ın Gazze ve Sina yarımadasını, Suriye’nin Golan bölgesini ve Ürdün’ün Batı Şeria bölgesini işgal etti.

7- 1948, 1967 ve sonrasında BM İsrail aleyhine onlarca karar aldı. Ancak İsrail, Amerikalılar’ın da desteği ile bunlardan hiçbirini uygulamadı. Tabiî bu arada Amerikalılar İsrail’i zora sokabilecek kararları da zaman zaman veto ediyordu.

8- Ekim 1973’te Suriye ve Mısır işgal edilen topraklarını geri almak için savaş başlattılar. Ancak ilk günlerde sağlanan başarıya rağmen, Amerikalılar’ın yetişmesi ile durum değişti.. Mısır lideri Sedat ile diyaloğa giren Washington İsrail’i kesin bir yenilgiden kurtardı. Ancak Sedat bu ihanetinin bedelini 8 yıl sonra öldürülerek ödedi.

9- 1977’de Amerikalılar Sedat’ı ikna ederek İsrail’i tanımasını ve oraya gitmesini sağladı. Bu ziyaret bölgede tüm dengeleri İsrail’in lehine çevirdi.

10- Tüm bu süre içinde Filistin halkının hakları Amerikalılar tarafından gözardı edildi ve zaman zaman gerici-işbirlikçi Arap yönetimler de Filistin halkı üzerine salıverildi..

11- 1982’de yine Amerikalılar’ın desteği ile İsrail Güney Lübnan’ı işgal etti. İşgalin amacı orada yaşayan ve barınan Filistinliler’i ve onların mücadele örgütlerini yok etmekti.

İsrail, Amerikalılar’ın ve Lübnan’daki uzantılarının aracılığıyla bu hedefine ulaştı. Şaron, Sabra ve Şatilla’da binlerce Filistinli’yi katletti..

12- Bununla da yetinmeyen İsrail yine Amerikalılar’ın yardımı ile Filistin halkının siyasal, toplumasl ve kültürel liderlerine karşı yüzlerce suikast düzenledi..

13- Tüm bu süre içinde Amerikalılar, bölgeye egemen olması için İsrail’e her türlü askeri, siyasi ve ekonomik desteğini sürdürdü. Buna karşın Filistin halkına destek veren her kim olursa olsun Amerikalılar tarafından cezalandırıldı. İsrail ve ona destek veren herkes ise hep ödüllendirildi..

14- 1980’de İsrail için bir tehlike olabileceği düşünülen Irak, Amerikalılar’ın Saddam’ı kışkırtması sonucu İran’a saldırdı. Böylece İsrail için tehlike olarak görülen bu ülkeye de büyük bir darbe indirildi.. Bu arada İsrail uçakları Irak’ın nükleer enerji reaktörünü havaya uçurdu..

15- İran savaşının hemen ardından Amerikalılar bu kez Saddam’ı Kuveyt’e saldırttı. Bu savaştan yararlanan tek ülke yine İsrail oldu. Filistinliler ise her zaman olduğu gibi kaybediyordu..

16- 1991 savaşı öncesinde Araplar’ın desteğini almak için baba Bush, Filistin sorununu çözme sözü verdi..

17- 12 yıl geçmesine rağmen Amerikalılar sözünde durmadı ve Filistin sorununu çözmedi. İsrailliler ise sürekli olarak Filistin halkına karşı katilamlarını sürdürdü..

Şimdi aynı Amerikalılar ve baba Bush’un evladı oğul Bush, bir kez daha gelmiş ve Filistin sorununu çözeceğini söylüyor..

Oysa Bush’un zahmet edip bölgeye gelmesine bile gerek yoktu!

Yapması gereken çok basit idi ..

Şaron gibi katil bir Başbakan’a verdiği desteği kessin, işgal ettiği tüm Arap topraklarından çekilmesi için İsrail’e baskı yapsın ve Filistinliler’in kendi toprakları üzerinde bağımsız devletlerini kurmalarına engel olmasın ..

İşte o zaman bölgede barış olur..

Ama Amerikalılar ne barışı ne de demokrasiyi istiyor..

Amerikalılar kendi yarattıkları canavara (İsrail) kendilerine hizmet ettiği sürece sahip çıkacaklardır..

Amerikalılar benzer şekilde kendi yarattıkları ve şimdiye kadar korudukları anti-demokratik ve diktacı Arap yönetimlerine de sahip çıkıyorlar. Çünkü bu yönetimler de Amerika’nın ve dolayısıyla İsrail’in çıkarlarını korumaktadırlar..

Filistin halkının acıları bu yöneticilerin vicdanını sızlatmamaktadır.. Bunlar kendi halklarını da umursamamaktadır..

İşte bu nedenle Amerikalılar onları sevmektedir..

Çünkü Haçlı seferini ilan eden Bush gibi Amerikalılar bölge halklarını sevmemektedir.

İşte bu nedenle Amerikalılar, bölge halklarının yüzakı olan Filistin halkını yok eden İsrail’i sevmekte ve 80 yıldır sahip çıkmakta..

Amerikalılar’ın şimdi gelip bölgede barış ve demokrasi istiyoruz demelerine hâlâ inanan varsa benim onlara söyleyecek sözüm hem yok, hem de çok!!

You may also like...