Herşey bitti (mi)!!

Geçtiğimiz Salı günü TBMM Irak’a asker gönderme konusunda hükümete yetki verdi. Başbakan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Gül, hükümetin bu konuda henüz karar almadığını, Amerikalılarla görüşmelerin devam edeceğini söylüyorlar.

Oysa Washington’dan gelen haberler, herşeyin bittiğini ve Ankara’nın bu konuda Amerika ile her konuda önceden anlaştığını göstermektedir.

O hep söyelenen ‘güvenilir kaynaklara’ göre Ankara ,askerleri Amerikanın istediği şartlarda gönderecek..

Umarım gelişmeler ‘güvenilir kaynakların’ güvenilmez olduğunu kanıtlar!!

Çünkü aksi takdirde olup bitenlerin içte ve dışta açıklanması ve anlatılması çok zor olacaktır. o zaman da

AK parti çok şey kaybedecektir!!

Yani Türk askeri, Amerikalıların istediği bölgelere gidecek ve onların istedikleri şekilde görev yapacaktır.Bu ise Erdoğan ve Gül tarafından söylenenlerle tümüyle çelişiyor.

Başka bir deyişle Türk askeri Amerika istiyor diye Irak’a gidecek ve bu anlamda haksız, gerekçesiz ve ahlaksız bir işgale ortak olacaktır.

Bazıların söylediği gibi ‘Türkiye Irak’ın geleceğinde söz sahibi olacak’ söylemi de bu anlamda aldatıcı bir söylemin ötesine geçmeyecek ve başlangıçta hiç bir şartını kabul ettiremeyen bir Ankara için yapılacak hiç bir şey kalmayacaktır.

Unutulmamalıdır ki , Irak’taki istikrarsızlığın ve bundan dolayı Ankara’yı tedirgin eden tüm gelişmelerin nedeni Amerikanın Irak’a saldırması ve bu ülkeyi işgal etmesidir.

Saddam’ın elinde kitle imha silahları olmadığına ve yine Saddam’ın El-Kaide ile hiç bir ilişkisi bulunmadığına göre Saddam’ın gitmeden önce başta Türkiye olmak üzere hiç kimse için bir tehlike oluşturmadığı anlaşılmıştır .Oysa bugün Irak’taki durum önce Irak halkı daha sonra da tüm bölge ülkeleri için bir tehlike arz ediyor.

Önce istikrara bakalım..

İstikrarsızlık dediğiniz şey Amerikanın işgali sona erdirmesi ile son bulacaktır. Tabi Amerikalılar böyle bir istikrarsızlıktan yararlanmak istemiyorlar ise!!

Bakın Amerikalılar Irak’ta federal bir yapıdan söz ediyorlar..

Türkiye ve bölge ülkeleri, Kürtlerin bu yapıdan yararlanarak ileriki aşamada bağımsız devlet kurabilecekleri endişesini taşıyorlar.

Oysa Irak’ta federal sistemi Irak halkı oylayacak ise, o zaman federal sistem olmayacaktır demektir.Çünkü federal sisteme en çok sıcak bakanlar Kürtlerdir ve onların oranı % 20 civarındadır.

İşte bunu ve yalnız Kürtlerle fedral sistemi kabul ettiremeyecklerini bilen Amerikalılar Şiilere de göz kırpıyorlar..Yani Amerikalılar bir yandan Kürtleri Irak’tan ve daha sonra bölge ülkelerinden ayırmak için onları kışkırtırken, obür yandan da Şii’leri de benzer dürtülerle harekete geçirmek istiyorlar. Bunun için de gerektiğinde İran ile diyaloğu ihmal etmeyen Amerikalılar, zaman zaman da S.Arabistan ile göreceli gerginliği de ihaml etmiyorlar.

PKK-KADEK konusu ise, Amerikalıların yalnız Türkiye değil , tüm bölge ülkeleri ile ilgili olarak kullanmak istekleri başka bir unsurdur.

İsrail’in Suriye ve Lübnan’a saldırıları ve şimdilik İran’a sataşması Amerikanın Irak ve bölgeye yönelik plan ve projelerinin başka bir boyutudur.

Şimdi sorulması gereken soru şudur:

Irak’a asker gönderme kararı aldığına göre acaba Türkiye tüm bu plan ve projelerin neresindir ve bunu ne karşılığında yapacaktır !!

Yani Türkiye eğer bilerek ve isteyerek bu planlarda yer alıyorsa o zaman sorunu başka bir boyut içinde tartışmalıyız.

Şimdilik ise bu boyutun ne kadar anlamsız ve inanılmayacak kadar tehlikeli olduğunu söylemekle yetinelim..

Yok eğer Ankara, Amerikalıların tüm bu plan ve projelerinin içinde bir rol üstlenerek bunların bir kısmını önleyebileceğini sanıyorsa o zaman durum değişir.

Umarım Erdoğan, Gül ve danışmanları böyle düşünüp ve önlerini görerek karar alıyorlardır.

Eğer durum öyle ise, o zaman onlardan Türk ve tüm bölge halkları adına şunu isteyebiliriz..

1- Irak’a asker göndermeden önce, mutlaka PKK-KADEKkonusunda Amerika ile anlaşın ve bunu resmi bir belge ile herkese ilan edin. Buradaki anlaşma sözcüğü ille de Kuzey Irak’ta bulunan 5-6 bin PKK-KADEK militanını öldürmek veya yok etmek anlamı çıkartılmamalıdır. PKK-KADEK ve Kürt sorununun çözümünü Amerikalılara bırakmak yerine bölge ülkeleri ile bir şeyler yapmak tercih edilmelidir.Unutulmamalıdır ki, bu sorununu yaratanlar ve son 90 yılda çözümünü dolaylı veya olaysız engelleyenler hep emperyalist ülkeler olmuştur!!

2- Türk askeri, Amerikalıların istediği yerlerde değil,

Ankara’nın uygun buluduğu yerlerde yerleştirilmelidir.

3- Yapılacak adil ve dürüst bir sayım ile sayıları belirlenecek Türkmenlerin haklarının korunması için Amerikalılardan resmen ve yazılı taminatlar alınmalıdır.

4- Birinci Körfez krizinde olduğu gibi verilen sözlerin yerine getirilmemsini önlemek amacıyla, Amerikalılar Türkiye ve Türk işadamlarına vereceği ekonomik payı önceden açıklamalı ve bunları resmen imzalı bir belge ile teyid etmelidir.

5- Ankara, Irak’taki gelişmelere paralel olarak Amerikanın veya İsrail’in Suriye ve İran ile yaşanacak gerginliklere taraf olmayacağını önceden deklare etmelidir.

6- Amerika Irak’a gidecek askerlerin masraflarını karşılamalı ve bu askerlerin yalnız güvenlik değil diğer tüm insani çabalarına destek vermelidir.

Şimdi eğer hükümet yukarda saydığım ve daha çoğaltabileceğimiz benzeri koşulları yerine getirebileceğine inanıyorsa ve bunların garantisini Türk ve bölge halklarına verebiliyorsa o zaman buyursun askeri belirlenen koşul ve zaman içinde göndersin ve tüm artı ve eksileri ile sorumluluğu alsın..

Yok eğer tüm bu söylediklerimizin hiç bir garantisi yok ise, ki ben olmadığına inanıyor, o zaman gerçekten Ankara’nın işi çok zor..

Çünkü Ankara , Irak’a gidip orada var olarak bir şeyler yapacağını düşünüyorsa yanılıyor..

Çünkü gerekli garantileri almadan Irak’a gidecek olan askerler karşılaşacakları belalarla başetmek için, istikrarı sağlama işine bakamayacaklardır.Ve Türkiye o zaman bunca kolay gireceği bataklıktan , aynı kolaylıkla belki de hiç çıkamayacaktır..

Çünü o zaman 1 Mart Tezkeresi’nin intikamını almak için Türkiye’yi bu bataklığa sürükleyen (Süleymaniye’deki çuval olayını hatırlayın ) Amerikalılar ve bölgedeki yandaşları Türk askerlerinin ve dolaysıyla Ankara’nın başına gelenleri seyrederek zevk alacaklardır..

Yoksa Amerikalılar sapık davranışlarını itiraf eden ve tüm filmlerinde her türlü sadist duyguları kamçılayan Arnold Schwarzenegger’i California’ya vali seçermiydiler !!

Elbette bu bir demokrasidir.

Dilerim Amerikalılar aynı demokrasiyi, Irak’lılara çok görmezler ve özgürlüğü seçecek olan Irak halkının kararına saygı göstererek çekip giderler.

O zaman Türk askeri de oraya gitmek zorunda bırakılmaz!!

You may also like...