İnanın Amerika için değmez !!

Geçenlerde İngiliz The Guardian gazetesinde bir haber yayınlandı. Habere göre; 1957’de dönemin Başbakanı Mc Mellan ve Amerikan Başkanı Eisenhour Suriye’yi işgal etmek için bir plan hazırlamışlar. Plana göre, Irak-Suriye sınırında olay çıkartılacak ve Suriye içinde bir takım suikastlar düzenlenecekti. Bu arada İngiliz-Amerikan destekli Irak ordusu Türk ordusu ile birlikte Suriye’ye saldıracaktı ..

Bu hikaye tam 56 yıl önce planlanmış ancak Sovyetler Birliğinin sert tepkisi ve diğer faktörler nedeniyle hayata geçirilememişti..

Hikaye bugün yaşanan ortama benzediği için ben de çok iyi dönemin olaylarını şöyle bir hatırlatayım diye arşive daldım.

Gözlemlediğim bilgileri belli bir sıraya koyarak sizlere aktarmak istedim. Buradaki amacım Mehmet Akif’in o meşhur deyimini bir kez daha kanıtlamaktır..

“Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar hiç ibret alınsaydı tekerrür eder miydi.”

Şimdi gelin belirli bir kronolojik sıraya koyduğum ve yalnız dış politikayı ilgilendiren olaylara birlikte bakalım ..

-İkinci Dünya Savaşı sonrasında Amerika komünizme karşı koymanın planlarını yapmaya başladı..

– 1 Ocak 1946’da dini söylemleri ön plana çıkartan Celal Bayar-Adnan Menderes ikilisi DP’yi kurdu.

-5 Nisan 1946’da Missiouri Zırhlısı İstanbul’a geldi.

Japonlar İkinci Dünya savaşında teslim olma anlaşmasını Missiouri’de imzalamıştı. Missiouri ile birlikte Amerikanın Türkiye ilgisi başlamıştı..

-21 Temmuz 1946’da yapılan seçimlerde DP, 465 sandalyenin yalnızca 66’sını kazandı..

– Kasım 1946’da Amerikalılar Marshall planını açıkladılar. Plana göre, komünizme karşı durabilmesi için Türkiye’ye bol miktarda ‘siyasi şartlı’ ekonomik yardım yapılacaktı.

-Mart 1947’de Amerikan Başkanı Truman ünlü doktrinini açıkladı. Buna göre Ortadoğu’ya açılmak isteyen Amerika Türkiye’ye özel ilgi göstermeye başladı.

-Mart 1949’da Türkiye ilk ve tek müslüman ülkesi olarak İsrail’i resmen tanıdı.

-14 Nisan 1949’da NATO kuruldu.

-14 Mayıs 1950’deki seçimlerde DP iktidara geldi. Menderes Türkiye’yi Küçük Amerika yapacağını söyledi.

-Türkiye, NATO’ya girmek ve Amerikanın güvenini kazanmak için Kore’ye asker gönderdi . 26 Kasım 1950’de Kore’nin Pusan limanına varan ve hemen Kunuri bölgesine gönderilen Türk askerlerini Amerikalılar cephenin ön saflarınına sürdü.

İlk 4 günde 1000 kadar Türk asker ve subayı hayatını kaybetti. Türk ordusu Kore’de 1953’e kadar kaldı ve yüzlerce asker ve subayını daha kaybetti.

-Şubat 1951’de Türkiye; ABD, Fransa ve İngiltere’nin kurduğu Ortadoğu Komutanlığı örgütüne katıldı.

-Şubat 1952’de Türkiye NATO’ya kabul edildi.

-23 Temmuz’da Nasır, İngiliz-Amerikan yanlısı Kral Faruk’u devirerek Mısır’da yönetimi ele geçirdi.

-Aynı sıralarda Musaddak İran’da Şahı iktidardan uzaklaştırmış ve petrolü millileştirme kararı alıyordu. Amerika bir CIA darbesi ile Şah’ı tekrar ve kısa bir süre sonra iktidara getirdi.

-Mayıs 1953’te Amerikan Dışişleri Bakanı Dallas Ortadoğu turuna çıkarak Amerikanın bölgeye egemen olabilmesi için gerekli temaslarda bulundu.

-Nisan 1954’te Türkiye, Pakistan ile bir askeri işbirliği anlaşması imzaladı.

-19 Mayıs 1954’te Amerika benzer bir anlaşmayı Pakistan ile imzaladı.

-31 Ocak 1955’te Başbakan Menderes Bağdat’a giderek Amerikan-İngiliz yanlısı Nuri Said ile bir pakt anlaşması imzaladı. Pakt Bağdat Paktı olarak tarihe geçti. Paktın amacı Mısır ve Suriye’de yükselen Anti-Amerikancı eğlimleri önlemekti.

-4 Nisan 1955’te İngiltere, 23 Eylül’de Pakistan ve 3 Kasım’da İran Bağdat paktına katıldı.

-Nisan 1955’te Bandung’ta toplanan ilk Bağlantısızlar Konferansı’nda Mısır lideri Nasır, Türkiye’yi Amerika’nın bölgedeki jandarması olmakla suçladı ve Menderes-Bayar ikilisine yüklendi.

-Ekim 1955’te Mısır, Suriye ile savunma işbirliği anlaşması imzaladı. Her iki ülke Sovyetler Birliği ve Çekoslovakya’dan silah alma anlaşması imzaladı.

-Mart 1955’te Moskova, Türkiye’ye bir muhtıra vererek Suriye’ye dokunulmamasını istedi.

-Ekim 1956’da Fransa, İsrail ve İngiltere Mısır’a saldırdı. Türkiye ise saldırıyı yumuşak eleştirmekle birlikte, müttefiği İngiltere ve Fransa’nın yanında durdu.

-5 Ocak 1957’de Amerikan Başkanı Eisenhover ünlü doktrinini açıkladı. Buna göre Amerika artık Ortadoğu’nun patronu olmaya adım atmaya başladı. Bu doktrine göre, Amerikalılar İngiltere ve Fransa’dan boşalacak yerleri dolduracaktı. Amerika bu planında Türkiye’ye büyük rol veriyordu.

-Mart 1957’de Amerika bölgedeki kendi karşıtları Arap yönetimlerinden kurtulma çabasını girişti.

-Nisan 1957’de Mısır’da başarsız bir darbe girişimi oldu.

Aynı sıralarda Tü rk ordusu, Suriye sınırında yığınak yapıyordu. Amaç Irak’tan girişilecek saldırıya destek vermekti.

-Temmuz 1957’de İsrail Başbakanı Bengorion gizlice Ankara’ya gelerek Menderes ile birlikte Suriye ve Araplara karşı ortak işbirliği olanaklarını araştırdı.

-2 Aralık 1957’de Türkiye, BM’de yapılan oylamada Fransa’nın yanında Cezayir halkının bağımsızlığına karşı oy kullandı.

-23 Şubat 1958’de Mısır ve Suriye birleşti..

-14 Temmuz 1958’de Irak’ta bir darbe oldu. Amerikan-İngiliz yanlısı Kral Faysal ve Başbakanı Nuri Said öldürüldü.

-Türkiye, Amerikanın kışkırtması ile Irak ve Suriye sınırına asker yığdı . Yükselen halk ve ordu muhalefti sonucu hükümet müdahele etmekten vazgeçti. Ancak hükümet, İncirlik üssünün Amerikalılar tarafından kullanılmasına izin verdi.

15 Temmuz’da üstten kalkan uçaklar Lübnan ve Ürdün’e indirme yaparak oradaki işbirlikçi yönetimleri korudu.

-Irak, Mart 1959’da Bağdat Paktından ayrıldı.. Bağdat Paktı CENTO adını aldı.

-Menderes hükümeti, Amerika ile olan işbirliğini giderek daha da artırdı .1958 sonunda Türkiye’den kalkan U-2 casus uçağı Sovyetler Birliği üzerinde düşürüldü.

-Tüm bu gelişmeler ve iç politika ile ilgili diğer faktörler giderek siyasal ve halk muhalefetini arttırıyordu .

-27 Mayıs 1960’te asker müdahale ederek DP’yi iktidardan uzaklaştırdı.

-Amerika ise, 10 yıl süre ile kendisine inanılmaz düzeyde hizmet eden Menderes-Bayar ikilisinin sonunu seyretmekten başka bir şey yapmadı.

Askerler Menderes ve dış politikasından sorumlu Fatin Zorlu ve Amerika ile para alışverişinden sorumlu Maliye Bakanı Polatkan’ı idam etti. Amerika ise buna yalnızca seyirci kalmakla yetinmedi aynı zamanda yeşil ışık da yaktı..

10 yıl süre ile Amerikalılara inanılmayacak kadar hizmet eden, onlarca Amerikan ve NATO üssünün açılmasına izin veren ve Türkiye’yi Ortadoğu’da Amerika ve İsrail’in yanına yerleştiren Menderes ve arkadaşları ne yazık ki, Amerikan duygularını bile harekete geçirememişlerdi..

Bu da doğal .. Çünkü Amerikalılar vefa duygusu diye bir duyguyu tanımazlar, tanıyanları da pek sevmezler..

Buna inanmayanlar, lütfen yukarda sıraladığım olayların bir de detaylarına baksınlar.. Tabi iş işten geçmeden..

Ne demiş Mehmet Akif ‘hiç ibret alınsaydı tarih tekerrür eder miydi’ ve biz hep ağır bedeller öder miydik !!

You may also like...