Kaddafi ne yapıyor?

12 Eylül 1980 darbesinden sonra Libya Konsolosluğu’nda Basın Danışmanı olarak çalışmaya başlamıştım.

Gazeteciliğimin yanısıra 8 yıl süreyle bu görevimi sürdürdüm.

Bu süre içinde onlarca kez Türk meslektaşlarımla birlikte Libya’ya gittim ve Kaddafi ile görüştüm.. Bu meslektaşlarımın büyük bölümü bugün medya ve basın sektöründe önemli yerlerde bulunuyor. Ali Kırca, Abdurrahman Dilipak, Selahattin Sadıkoğlu, Kenan Akın bunlardan bir kaçı..

Bu gezilere onlarca politikacı ve akademisyen de katılıyordu.

Hepimiz Kaddafi olayını yakından izliyor ve kendi aramızda sık sık tartışıyorduk.

Bu sırada Libya tüm kapılarını Tük müteahhitlerine ve şirketlerine açmıştı.. Müteahhitlerin 15 milyar dolarlık iş aldığı Libya’ya ihracatçılar her yıl 2 milyar dolarlık mal satıyordu.. Ta ki Amerikalılar Kaddafi’nin evini bombalayıncaya kadar. Çünkü Ankara, Kaddafi’ye destek çıkmamıştı..

O tarihten sonra (Nisan 1986) Kaddafi, Türkiye ile ilgili görüşünü değiştirmeye başladı.

1996’da Kaddafi’nin Başbakan Erbakan’a davranma biçimi belki de Ankara’nın 1986’daki tavrına bir tepkiydi..

Ama konumuz bu değil..

Eylül 1969’da askeri bir darbe ile Kralı deviren Kaddafi o zaman 27 yaşında devrimci bir Arap milliyetçisi idi.

Biri İngiliz diğeri Amerikan olan iki büyük askeri üssü söküp atan Kaddafi daha ilk günden itibaren ‘dünyadaki tüm belaların sorumlusu olarak kabul ettiği’ bu iki ülkeye karşı savaş başlatmıştı.

Kaddafi bu iki ülkeye ve tabii İsrail’e karşı direnen ve savaşan tüm ülke, parti, örgüt ve kişilere her türlü maddi ve manevi yardımda bulunuyordu.

Ülke nüfusu 3 milyon ve yıllık petrol geliri 30 milyar civarında olan Kaddafi bu yardım kampanyasına 30 yıl süre ile 300 milyar dolar harcamıştı..

Kaddafi, ‘Yeşil Kitap’ının tüm dünya halkları tarafından kabul edilebileceğine inanıyor ve mazlum halkların ve insanların her yerde yardımına koşuyordu.. Ama Kaddafi, her nedense tüm dillere çevrilen Yeşil Kitap’ına ne bir ilgi uyandırabildi, ne de mazlum halkların sempatisini kazanabildi.

Bunun nedeni ise, yalnız Kaddafi’nin dengesiz davranışları değil aynı zamanda uluslararası medyanın Kaddafi’ye karşı uyguladığı acımasız karalama kampanyasıdır.

Kaddafi, başta Araplar olmak üzere herkese küsmüştü..

Bir ara Afrikalı olduğunu söyledi..

Onlar da Amerika, Fransa ve İngiltere’nin sözünden çıkamayınca Kaddafi’nin hayal kırıklığı artmıştı..

Artık yapacağı bir şey kalmamıştı!

30 yılını anti-emperyalist mücadeleye (!) veren Kaddafi artık gerçeği (!) görmüştü…

Amerika’ya rağmen bir şey yapılamazdı!

On yıl süre ile düşürülen Amerikan ve Fransız uçakları ile ilgisi bulunmadığını savunan ve bu yöndeki propagandaya milyonlarca dolar harcayan Kaddafi, aniden suçunu itiraf etti ve milyarlarca dolar tazminat ödemeyi kabul etti.

Hiç bir nükleer ve kimyasal silah programı olmamasına rağmen ülkesini Amerikan ve İngiliz uzmanların denetimine açtı.

30 yıl süre ile para yardımı yaptığı tüm ülke, parti, örgüt ve kişilerin adlarını Amerikalılara verdi ve bundan böyle Washington ve Londra’yı kızdıracak bir şey yapmayacağı sözünü verdi..

Kaddafi’nin bundan sonraki sürpriz adımının ne olacağını herkes merak ediyor.

Ancak en çok beklenen davranış Kaddafi’nin İsrail’i tanıması ve Tel Aviv’e gitmesidir..

Böyle bir beklenti ise birçokları için sürpriz olmayacaktır..

Çünkü birçok Arap aydını ve politikacısı daha başlangıcında Kaddafi’ye kuşku ile bakıyordu. Onlara göre Kaddafi’nin Amerika’nın adamı olması veya olmaması hiç bir şeyi değiştirmez.. Çünkü Kaddafi, yanlış ve aptalca davranışları ile zaten Amerikanın çıkarlarına hizmet etmişti.

Tıpkı Saddam Hüseyin gibi.

Libya’nın mutlak ve tek hakimi olan Kaddafi’ye hiç kimse yanlış yaptığını söyleyemiyordu; kendisi de hiç kimseyi dinlemiyordu..

Kaddafi’ye göre, Kaddafi’den başka hiç kimse gerçeği bilemez..

Aynı şeye Saddam da inanıyordu.

Bu durumda Kaddafi ve Saddam’a düşen yegane görev, çıkıp kim oldukları gerçeğini herkese anlatmalarıdır!

Belki o zaman insanlar onların bu sefil durumlarına acırlar ama asla yaptıklarını(!) affetmezler ve bir gün gelip mutlaka hesabını sorarlar.

You may also like...