Kim yaptı !!

Son bir ayda 3 büyük olay.. Ürdün Büyükelçiliği, BM binası ve Şii lider El-Hakim..

Üç olay birbirine benziyor.. Çok güçlü patlayıcılar kullanılmış.

Ürdün, Amerika ile işbirliği yaptı diye elçiliği havaya uçuruldu..

BM, Amerika’nın işgalini onayladı diye binası yerle bir edildi..

Peki El-Hakim neden ve kim tarafından öldürüldü!!

Geçtiğimiz hafta evinin önüne konan bomba ile 3 koruması ölen ve ailesinden 7 kişinin yaralandığı eylemden sonra, acaba El-Hakim nasıl ve neden gerekli önlemleri almadı..

El-Hakim’in bu tür önlemleri almadığını görenler onu kolaylıkla öldürdüler.. Mayıs başında Şii liderlerden Huii’yi de öldürdükleri gibi ..

El-Hakim’in sözcüleri, Saddam yanlılarını suçluyorlar..

Biraz da Amerikalılar’ı.. Güvenliği sağlamadıkları için..

Oysa sözcüler sorunun özünü görmezlikten geliyorlardı:

Yani işgali..

İşgal altında bir ülkede ise bu tür eylemlerin bekleneceğini herkes bilmektedir. Hele hele bu ülke Irak gibi çok karmaşık bir etnik ve mezhepsel yapıya sahip ise..

Muhammed Bakır El-Hakim aynı ailenin 43. şehididir..

Yirmili yıllarla birlikte İngiliz işgaline karşı başlayan mücadelede bu aile bireyleri hep ön saflarda mücadele etmişlerdir. Son 30 yıldır aile bireyleri ise, Saddam yönetimine karşı direnmişlerdir.

Ancak bu direnmenin sonucundan umudunu kesen El-Hakim ailesi, sonunda Amerika’dan medet umar oldu. Oysa El-Hakim Tahran’da yaşamaktaydı ve İranlı mollalar ‘Amerika’yı Büyük Şeytan’ olarak tanımlıyorlardı.. Washington ise, İran İslam devrimini tüm dünyaya terör ihraç etmekle suçluyordu..

Böyle bir çelişkide Amerikalılar El-Hakim ile işbirliği yapmakta sakınca görmüyor ve El-Hakim’in liderliğini yaptığı İslam Yüksek Devrim Konseyi grubuna imtiyazlı davranıyordu.

El-Hakim ise, yandaşlarına ve genel olarak Irak Şiileri’ne işgale karşı direnmemelerini tavsiye ediyordu..

Aynı şeyi kuzeydeki Kürtler yapıyordu.

Irak’tan gelen haberler, Şiiler ile Kürtler arasında içten içte bir çekişme ve yarışmadan sözediyordu..

Amaç ise, daha fazla Amerikalılar’ın gözüne girmek ve Irak pastasında daha büyük pay kapmak..

Bu durumdan rahatsız olan ise elbette başkaları vardı..

Sünni Araplar, Türkmenler ve farklı düşünen Şiiler..

Ama bunların hiçbirinin El-Hakim olayı ile ilgisi yoktur diye düşünüyorum.. Saddam’ın artıkları ve el-Kaide yandaşları ise bu çapta büyük bir eylemi yapacak güçte olsaydılar bunu Amerikalılar’a karşı yaparlardı!

Peki kim ve neden yaptı bu eylemi?

Irak gibi kargaşanın yaşandığı bir ülkede bugün hemen hemen tüm ülkelerin istihbarat örgütleri faaliyet göstermektedir.

Mossad’ın Irak’taki faaliyetleri ile ilgili olarak bu köşede çok şey yazıldı.. Henüz Mossad yaptı diyemiyorum. Ama sonuçları itibariyle bu eylem en çok İsrail’e yarayacağı için Mossad’ın yapma ihtimali bu aşamada çok büyüktür..

Çünkü bu ve beklenen benzeri eylemler kurnazca kullanıldığı anda bakın nelere yol açabilir..

1- İran destekli Şiiler ile Arap milliyetçisi Şiiler karşı karşıya gelebilir.

2- Amerikalılar’ın destek vereceği bir taraf, diğer tarafa karşı üstünlük sağlayarak yalnız Irak’ta değil aynı zamanda tüm bölgede egemenlik kurabilir.

3- Böylece İran destekli Şiiler güçlenirse, başta Suudü Arabistan olmak üzere Körfez bölgesindeki Arap yönetimler yıkılabilir ve yerine Şii ağırlıklı ama Amerikan yanlısı iktidarlar işbaşına gelebilir. Bunun kanlı olması da İsrail’in işine yarar..

4- Arap milliyetçisi Şiiler ön plana çıkarsa, bu kez Necef mi Kum mu tartışması başlatılır ve İran devriminin ideolojik gücü yok edilebilir. İdeolojik bir merkezi olmayan İran İslam Devrimi ve Cumhuriyeti varlık nedenini kaybeder.

5- Şiiler ile Sünniler arasında yeni türden bir çatışma körüklenebilir ve bölge yeniden bir Kerbela Vakası yaşayabilir.. Böyle bir çatışma Irak-İran savaşında kışkırtılan Arap-Acem düşmanlığını körükleyebilir.

6- Şiiler ile Kürtler ve Kürtler ile Türkmenler arasında çatışmalar kışkırtılabilir.

7- Şii–Sünni Türkmen diyerek Türkmenler arasında düşmanlıklar kışkırtılabilir ve bu da yetmez ise Türk-Acem çatışması tetiklenebilir.

8- Tüm bunlar yetmezse Asuriler, Kildaniler ve Süryaniler’e yönelik kışkırtmalar yapılarak, ‘Haçlılar’ın Irak ilgisi artırılabilir.

9- Tüm bunlar yapılarken İsrail, Irak’taki tarihsel emellerini gerçekleştirme yollarını arayabilir ve sessizce gerçekleştirebilir.

İşte El-Hakim’in öldürülmesi tüm bu risklerlere yol açabilir..

Bunu önlemenin tek bir yolu vardır..

Irak’taki tüm gruplar bir an önce gerçeği görmelidir..

Irak’ta bir işgal var ve bu işgalci güçle hiç kimse işbirliği yapmamalıdır.

Çünkü yalnız böyle bir durumda işgal bir an önce son bulabilir.

İşbirliği yapamayacağı insanları bulamayan Amerikalılar sözünü verdikleri ‘özgürlük ve demokrasi’yi uygulayarak yönetimi Iraklılara devreder ve çekip giderler.

Iraklılar da ‘ulusal çıkarlar’ ortak paydasında anlaşarak ülkelerini en demokratik biçimde yöneteceklerini herkese kanıtlamak zorundalar .

Eğer buna yapamazlarsa, o zaman Saddam’ı hakettikleri gibi İngiliz-Amerikan işgalini de haketmişler demektir.

O zaman da olay çok farklı bir yola sürüklenecektir.

Böyle bir durumda da Türk askerinin Irak’a gitmesinin ne kadar riskli olduğunu söylemeye gerek yoktur diye düşünüyorum.

Bunun yerine Ankara, acilen Suriye ve İran ile işbirliği yapmalıdır. Irak’ta herşeyi önleyecek yegane yol budur.

İşte bu nedenle bunu bilen Amerikalılar ve Washington’daki Yahudi lobisi Türkler’e:

‘Sakın Şam ve Tahran’a yaklaşmayın’ diyorlar ..

Bir de şu ‘çuval geçirme olayını’ unutup bizi Saddam’ın artıklarından koruyacak asker gönderirseniz 8,5 milyar dolarlık krediyi de kaparsınız!!

Üstelik bir milyarı da orada akacak kanın karşılığı olarak hibedir!!

You may also like...