Kraldan fazla kralcı olmak!!

“İsrailliler’e göre Yaser Arafat’ın bu topraklara (Filistin) dönmesi ile terör tekrar hortlamış. Burada 2000 yılından beri 800 civarında sivil ve silahsız insan, Filistinliler’in tertip etmiş olduğu intihar saldırılarında hayatlarını kaybetmiştir.

800 masum insan Filistin tarafından düşman kabul edilmiş ve onları öldürerek bizzat ölmeyi cennetin anahtarı kabul eden gencecik Filistinliler tarafından katledilmişler. Genellikle öldürülen ve öldürerek ölen gencecik fidanlar.. İsrail’de yaşayan insanlar bu terör hareketlerinin Türkiye’de yeteri seviyede tepki aldığını düşünmüyorlar. Terör eylemlerinin anında Türk TV’lerinde yansıtıldığını kabul ediyorlar ama daha fazla ilgi ve kınama bekliyorlar. Bir Türk-Yahudi arkadaşım Türkiye’de Cuma namazlarından sonra İsrail bayraklarının yakılmasına Türk medyasının tepki vermemesinin kendilerini incittiğini söylüyor”..

Bu sözler meslektaşımız Cüneyt Ülsever’in Çarşamba günü Hürriyet’teki köşesinde yer aldı..

Sayın Ülsever, İsrail’deki Türk Yahudileri’nin daveti üzerine bir grup gazeteci ile İsrail’e gittiğini ve bazı konferanslar verdiğini belirterek yukardaki tesbitleri yaptı. Ertesi gün de Ülsever ‘İsrail gerçeği’ başlıklı makalesiyle ve Haber-Türk’teki konuşmaları ile kendi deyimi ile 72,5 milletten oluşan İsrail’i öve öve bitiremedi..

Doğal olarak tüm bunlar ilgimi çekmişti..

Hele hele bu yazılar Hürriyet gibi önemli bir gazetede ve Ülsever gibi değerli bir yazar tarafından kaleme alınmışsa..

Ama işin tuhaf tarafı, Sayın Ülsever bu yazılarda ve konuşmalarında İsrail’i haklı çıkartımaya ve göstermeye çalışırken kendi kendisiyle de çelişiyordu..

Nasıl mı?

Sayın Ülsever diyor ki: ‘İsrail’de görüştüğüm hemen herkes İsrail’in Filistin topraklarında işgalci olduğunu kabul ediyor’..

Bu durumda Ülsever, İsrailli dostlarına ‘ neden çekilmiyorsunuz Filistin topraklarından’ demek yerine Filistinliler’i sivil ve masum İsrailliler’e karşı terör yapmakla suçluyor..

Ülsever’e göre ‘2000 yılından beri 800 civarında sivil ve silahsız insan Filistinliler’in tertip ettiği intihar saldırılarında hayatını kaybetmiş’..

Peki bunu okuyucularına aktaran Sayın Ülsever acaba İsrailliler’in tank, uçak, top, bomba ve kurşunları ile can veren Filistinliler’in sayısını neden vermiyor..

Belki bilmiyordur diye ben söyleyeyim ..

Yalnız 2001 Cenin katliamlarında 800’ü aşkın Filistinli öldürüldü ..

Ülsever’in 2000 yılından beri dediği tarihten bu yana İsrailliler 2300 civarında Filistinli’yi öldürdüler. Bunların % 60’ından fazlası çocuk yaşta.. İsrailliler bu süre içinde 8 bin Filistinli’yi yaraladı, 50 bin Filistinli’yi tutukladı ve bir çoğunu işkenceden geçirdi..

Bununla yetinmeyen İsrailliler bir milyondan fazla ‘Filisinli’ zeytin ve narenciye ağacını da kökünden söktü ya da yaktı..

Ama yine bana göre bu rakamlar İsrail’in haksızlığını kanıtlamaya yetmeyebilir.

Ama Sayın Ülsever, dostu Türkiyeli Yahudiler’e şu soruyu sormalıydı:

‘Osmanlılar sizleri 1492 yılında İspanya’daki Haçlılar’ın gazabından kurtarak İstanbul’a getirdiler ve çeşitli şehirlerde yerleştirdiler. Her zaman sizlere en iyi muamele eden Osmanlı ve Türkler’e, sizler benzer şekilde karşılık vermek yerine Sebatay Sevi hareketi ve İttihat Tarraki’nin içine sızarak Osmanlı’yı çökertmek için elinizden geleni yaptınız. Bu da yetmedi Filistin toprağı üzerinde 1948’de bir siyonist İsrail devleti kurulunca varınızı-yokunuzu alarak bu ülkeye kaçtınız’.

Ülsever devamla Türkiyeli Yahudiler’e ayrıca şu soruyu da sormalıdır: ‘470 yıl süre ile yaşadığınız Osmanlı toprağından kalkıp neden Filistin toprağına giderek o toprağın sahipleri olan Filistinliler’i öldürdünüz veya kendi topraklarından kovdunuz’.

İspanya’dan Haçlılar tarafından kovulan ve Müslüman Osmanlı tarafından misafir edilen bu Yahudiler acaba neden Müslüman Filistinliler’in toprağını işgal ediyor ve Filistin halkını hergün öldürüyor!!

Nasıl oluyor da dünyanın dört bir yanından getirilen ve Ülsever’in deyimi ile 72,5 milletten oluşan Yahudiler, Filistin toprağına yerleştiriliyor ve haklı gösteriliyor.

Hadi 1948 yılında Amerika’nın tezgahı ile kurulan İsrail devletini kabul ettik diyelim, peki aynı İsrail 1967’de işgal ettiği Filistin topraklarından neden çekilmiyor..

Peki 35 yıldır toprakları işgal edilen Filistinliler’in, İsrailliler’in teröründen hiç mi şikayet etme hakkı yoktu.. Kaldı ki, Filistinliler’in yaptığını hiç kimse terör olarak niteleyemez..

İsrailliler’in de işgali kabul ettiklerine göre, dünyanın tüm yasaları işgal altındaki bir halkın her türlü yola başvurarak bağımsızlık ve özgürlük mücadele hakkını tanımaktadır. Hele hele işgalci taraf annelerin kucağındaki 6 aylık bebeleri, babalarının arkasında saklanan 11 yaşındaki Muhammed Durra’ları öldürüyor ve tanklarını uyuyan insanların üzerinden geçiriyorsa..

Ama bence Sayın Ülsever’in sorması gereken temel soru şu olmalıydı: ‘Binlerce yıldır Rusyada, Habeşistan’da İran’da, Ukranya’da, Malezya’da, Fas’ta, Türkiye’de veya dünyanın herhangi bir ülkesinde yaşayan Yahudiler acaba neden İsrail’e gidiyor ve o toprakların binlerce yıldır sahibi olan Filistinliler’i öldürüyorlar.

72,5 milletten oluşan İsrail toplumu bir ulus değildir. Din kendi başına bir ulus yaratmaz. Dünya Yahudileri’ni Filistin’de toplama amacını güden siyonizm dinsel-ırkçı bir ideolojidir ve hiçbir mantığı yoktur. Eğer öyle olsaydı dünyadaki tüm Müslümanlar ve Hıristiyanlar da kendileri için kutsal olan Kudüs’te toplanmalıdırlar..

Son not olarak, İsrailliler’i ‘tek din, 72,5 millet’ olarak ayakta tutan tek şey ,Ülsever’in dediği gibi ‘insana verdikleri değer’değildir.. Irkçılık ve nefrettir!!

İşte bu nedenle yaşadıkları ülkelerde o ülkelerin toplumları ile uyum sağlayamayan Yahudiler, kurdukları İsrail devleti de bölge ülkeleri ile yan yana barış içinde yaşayamaz ..

Bunun tersini kanıtlamak Yahudiler’in elindedir..

Madem ki Filistin topraklarını işgal ettiklerini kabul ediyorlar o zaman bu topraklardan hemen çekilsinler ve geldikleri ülkelere geri dönsünler. Naziler hariç hiç kimse onlara kötü davranmadı ve kovmadı!!

Not: Ülsever dünkü yazısında İsrail Altyapı Bakanı Joseph Paritzky ile söyleşisini özetledi.. Bakana göre ‘ İsrail’de barışı istemeyen etkin bir lobi var ve bu lobi kendi varlığını, statükoyu idame ettirebilmek için çok basit bir oyunu başarı ile oynuyor’

Sayın Ülsever’e tavsiyem; Bakan Paritzky’nin İsrail medyasına verdiği demçlerine bir baksın.. Barış havarisi kesilen Paritzky sözünü ettiği lobinin en tehlikeli adamlarından biridir. Daha geçenlerde Paritzky ‘Filistinliler’i dünyanın en alçak noktası olan Ölü Deniz’in dibine gömelim de bir daha çıkmasınlar’ diyordu!!

Yarın yine bu konuda yazmayı sürdüreceğim..

You may also like...