Kürt federasyonu!

Günlerdir yine herkes Kürtleri konuşuyor.. Tartışma; Barzani ve Talabani’nin ortak bir Kürt yönetimi oluşturmaya çalışması ve Irak’ta federal bir yönetim biçimi istemesiyle başladı.. Oysa hatırlayanlar bilir ki; Barzani ve Talabani 1996-1997’de birbirleriyle savaşırken onları Ankara barıştırmıştı. Sağlanan ateşkesi de Türk askerleri denetliyordu..

Federal sistem meselesine gelince bu da yeni bir konu değil..

Daha savaş öncesinde bile Washington, Londra ve en son Ankara’da yapılan tüm toplantılarda Irak’taki yeni sistemin federal olacağı kararlaştırılmıştı.

Amerikalıların Bağdat’ta oluşturdukları Geçici Yönetim Konseyi’nin yapısına bakanlar yeni Irak’ın federal olacağını zaten net olarak görebilirler. Son 6 ay içinde federal yapının niteliği ile ilgili çok farklı formüllerden söz edildi..

Amerikalılar, önce 6 daha sonra da 12 eyaletli bir federal Irak’tan söz ederken İsrail destekli teorisyenler etnik temele dayalı bir federal yapının Irak’ın koşullarına daha uygun olacağını savunuyorlardı.

Bu sorunun demokratik ve halk oyu ile çözülmesi ise imkansız.. Çünkü Irak nüfusunun % 60-65’i Şiilerden oluşuyor.. Sünni Kürtler ise, 25 milyonluk Irak toplumunda 4 milyonluk bir topluluğu oluşturuyorlar.

Gelelim Şiilerin tutumuna..

Şiiler doğal olarak Irak’ın tümüne egemen olmak isterler.. Şiiler eğer Amerikalılarla anlaşabilirler ise bu hedeflerine varabilmek amacıyla her yola baş vurabilirler.

Amerikalılar da Şiileri ve dolaysıyla İran’ı, Irak ve bölge ile ilgili olarak kendi planlarına hizmet edecek konuma getirebilirler ise (!) Şiilerin bu çabalarına destek verebilirler.

Bu durumda fazla bir seçenek olmayacaktır.

Çünkü Amerikalılar, İran’ı ve dolaysıyla Şiileri rahatsız edebilecek güçlü bir Kürt varlığına izin vermeyeceklerdir. Çünkü İran’da da 7-8 milyon Kürt yaşamaktadır.

Amerikalılar, Kürtlerle de anlaşarak federal bir kürt yapısını Tahran’a yaklaştırabilirler..

Bu tabii biraz da Amerika’nın Türkiye ile ilişkilerini ve biraz da Suriye’nin geleceğini de ilgilendirmektedir. Böyle bir ortamda halka ne istiyorsunuz diye sorulmayacak ve önlerine bir formül konulacak.. Bu tıpkı Lübnan’da olduğu gibi olacak..

Yani Lübnan’da nasıl ki, devlet başkanı Hıristiyan Maruni, başbakan Sünni Müslüman ve Meclis başkanı Şii Müslüman ise, Irak’ta da devlet başkanı Şii, başbakan Sünni ve meclis başkanı Kürt olabilir. Geri kalan sivil ve askeri görevler benzer şekilde bu üç ana etnik grup arasında paylaştırılacak ve Türkmenler ile Asurilere de bazı pozisyonlar verilecek.

Yok eğer Amerikalılar Şiiler ve İran ile anlaşmaz ise o zaman Kürtler ön plana çıkabilir.. Bu ise Şiilerin işine de gelebilir.. Çünkü Irak nüfusunun % 60’nı olşturan Şiiler, Sünni olan Kürtlerin ayrılması durumunda Irak nüfusununun % 80’ini oluşturacaklar ve Abbasilerden bu yana hep rüyasını gördükleri devleti gerçekleştirecekler. Yani başkenti Necef veya Kerbela olacak bir Şii devletini ilan edecekler.

İşte Şiilerin böyle bir hesabının farkında olan Amerikalılar, başka alternatifleri ihmal etmiyorlar. Bağdat’tan gelen haberelere bakılırsa, Amerikalılar Saddam’ın tüm eski Sünni asker ve sivil adamlarını bulup kendi belirledikleri görevlere getiriyorlar.

Amerikalılar geleneksel emperyalist politikları içinde gerektiğinde Sünni Saddamcıları, Şiilere karşı kullanmaktan geri kalmayacaklardır.

Kürtler ise hep şimdiye kadar olduğu gibi yine yedekte tutulacaklardır..

Bu planların hiç birini beceremeyecek olursa Amerikalılar, o zaman hiç çekinmeden Kürtleri, Arapları, Türkmenleri, Asurileri, Kildanileri, Şiileri, Sünnileri, Yezidileri ve hatta ateşe tapanları birbirine kırdıracaklardır.

İşte herkesin bilmesi ve özenle takip etmesi gereken temel tehlike budur..

Yoksa Kürtlerin Irak’ta federal sistem istemeleri değildir..

Unutulmamalıdır ki, Saddam bile Kürtlere özerklik tanımıştı ve Türkiye 1991’den bu yana bu özerk bölgenin bağımsızlığa doğru ilerlemesi için elinden geleni yapmıştır.

Irak’ta nasıl bir siyasal sistem kurulacağı, yalnızca Irak halkının sorunudur.

Keşke buna yalnızca Irak halkı hiç bir dış müdahale olmaksızın karar verebilse..

Çünkü inanıyorum ki; o zaman Irak halkını oluşturan tüm insanlar binlerce yıldır birlikte yaşadıkları Irak ülkesine, toprağına ve vatanına sahip çıkacaklardır.

Tanıdığın ve bildiğim kadarıyla tüm Iraklılarda bu bilinç vardır ve bunu kanıtlayacaklarıdır.

Yeter ki; dış müdahele, baskı, kışkırtma, korkutma ve kompololar olmasın ve Iraklılar da bu oyuna gelmsesin..

Son olarak da naçizane bir tavsiyem olacak..

Kıbrıs’ta egemen ve bağımsız iki bölgeli ve toplumlu federal ya da konfederal bir yapıyı savunanlar, lütfen Irak’ta olup bitenlere bu denli gürültü koparmasınlar..

Unutulmasın ki; Kürtler de Araplar, Türkmenler, Asuriler ve Kildaniler kadar Irak toprağının sahibidir..

Ne daha fazla, ne de daha eksik..

Önemli olan niyetler ve karşılıklı samimi yaklaşımlardır!!

You may also like...