Neden Suriye!

22 Ekim 1998’de imzalanan Adana Anlaşması sonrasında Türkiye ile Suriye arasında güvenlik alanında geniş kapsamlı bir işbirliği süreci başladı. Bu süre içinde yalnız PKK değil güvenliği ilgilendiren her konuda işbirliği yapıldı. Bu anlaşma gereği Genelkurmay ve MİT’in birer temsilcisi Şam’da görev yapmaktadır. Bu iki görevlinin istediği ve Türkiye’yi ilgilendiren hemen her bilgi Suriye güvenlik birimleri tarafından kendilerine verilmektedir. Ayrıca dönemsel olarak toplanan komiteler ve biraraya gelen bakanlar da bu alandaki işbirliğini sürekli takip etmekte ve yeni işbirliği alanları üzerinde anlaşmaktadırlar .

İçişleri Bakanı Abdülkadir Aksu önceki gün Taha Akyol ile sohbetinde Suriye ile var olan güvenlik işbirliğini ideal olarak niteledi ve bundan da çok mutlu olduğunu söyledi.. Durum böyle iken neden bazı ‘büyük gazeteler’ geleneksel tavırlarına dönerek Suriye’yi son olaylara bulaştırmak istediler.

Acaba gerçek neydi ?

Yalnız Türkiye’den değil, başta ABD, İngiltere, Fransa olmak üzere dünyanın 90 ülkesinden vatandaşlar Suriye’ye gelerek bu ülkede Arapça öğreniyor.

Amaçları ne olursa olsun acaba bu insanlar neden Suriye’yi tercih ediyor ?

1- Suriye , doğası ve iklimi itibariyle yaşanacak bir ülke..

2- Suriye’de yerleşen bir yabancı gezmek için bir saat yoldan sonra Lübnan, 3 saat sonra Ürdün ve 4 saat sonra da Türkiye sınırında olabilir..

3- Müslüman Kardeşler deneyimini yaşayan Suriye, Beşşar Esad ile birlikte bu olaydan dersler çıkartarak Müslümanlar’la ilişkilerini yumuşatmaya çalışıyor. Yönetim, siyasal ve örgütsel bir içeriği olmadığı sürece her şeye izin veriyor. Suriye devlet dairelerinde ve parlamentosunda türbanlı ve kapalı kadınlar bulunmaktadır. Üniversitelerde ise tam çarşaflılar bile okumaktadır .

4- İşte böyle bir ortam başta Türkler olmak üzere herkesin ilgisini çekiyor. Türkiye’de okuyamayan türbanlı kızlar Suriye’ye gitmeye başladı.

5- Özellikle 3. Dünya ülkelerinden gelenlerin Suriye’yi seçmelerinin bir diğer önemli nedeni var. O da ucuzluk.. Suriye’de üniversiteler ücretsiz, Arapça kurslar ise sembolik ücretler karşılığında verilmektedir. Kiralar ve günlük harcamalar da inanılmayacak kadar ucuz.

6- Gelelim kursalara.. Bu kurslarda bazı gazetelerin söylediği gibi hiçbir şekilde dinsel konular öğretilmemektedir. İlahiyat Fakülteleri’ne giden erkek veya kızların okuyacağı dersler ise doğal olarak dinle ilgili olacaktır. Bu Türkiye’de de böyledir.

7- Türkler’in Suriye’yi tercih etmelerinin bir diğer nedeni de toplumsal geleneklerin benzerliği ve bu ülkenin yakın olmasıdır. İstanbul’dan günlük olarak kalkan otobüsler 30 milyon lira ile öğrencileri Şam’a götürmektedir.

8- Yukarda sayılan tüm avantajları bir yana bırakırsak Suriye’ye giden ve orada okumaya başlayan tüm öğrenciler sınır kapılarından normal pasaportlarla geçiş yapmaktadırlar. Yani Türk güvenlik güçlerinin kontrolünden sonra.. Ayrıca bu öğrenciler Suriye’de ikamet alabilmek için Türk elçiliğinde kayıt yaptırmak zorundalar. Yani elçilik ve konsolosluk Suriye’de bulunan Türk vatandaşlarının tümünün ismini bilmektedir.

9- Son olaylarla ilgili olarak Türk tarafı, Suriye’den 22 kişiyi istediğinde Suriye istihbaratı bunları (anlaşma gereği) hemen topladı ve kısa bir sorgulamadan sonra Türkiye’ye teslim etti.

10- Teslim edilen 22 kişinin 21’i serbest bırakıldı. Şu anda Suriye’de yüzlerce Türk bulunmaktadır. Onlara hiç kimse hiçbir şey söylememektedir. Bu 22 kişinin dışında sahte pasaportlarla Suriye’ye giden ve oradan da başka bir ülkeye geçenlerle ilgili olarak araştırmalar sürdürülmektedir.

11- Türkiye’den Arapça öğrenmek veya üniversitelerde okumak için Suriye’ye giden Türkler’e karşın, Suriyeliler de Türkçe öğrenmeye yoğun bir şekilde başladılar. Türk Elçiliğinin Kültür Merkezi’nde, Şam Üniversitesi’nde ve açılan özel kurslarda yüzlerce Suriyeli etekli, pantolonlu, türbanlı, çarşaflı genç kızlar ve erkekler Türkçe öğreniyor. Son 30 yıl içinde Türkiye üniversitelerinden mezun olan Suriyeli mühendis, doktor, hukukçu ve benzeri uzman bugün Suriye’nin her yerinde çalışmaktadır. Halen Türkiye üniversitelerinde yüzlerce Suriyeli genç eğitimini sürdürüyor.. Bunların iki ülke arasındaki dostluğa büyük katkısı oluyor ve olacaktır..

Peki neden Suriye yeniden hedef seçilmek isteniyor!!

1- 1998 Adana Anlaşması’ndan sonra Suriye ile Türkiye arasında çok hızlı ve ideal bir işbirliği süreci gelişti. Güvenlik alanında başlayan bu işbirliği tüm alanları kapsadı. Son 3 yıl içinde 40’den fazla bakan karşılıklı ziyaretlerde bulundu. Abdullah Gül Başbakan ve Bakan olarak iki kez Şam’a gitti. Suriye Başbakanı Miro Türkiye’ye geldi. İki ülke arasındaki ticaret hacmi bir milyar doları buldu.. Cumhurbaşkanı Beşşar Esad Ocak’ta Ankara’ya geliyor. İlk kez bir Suriye lideri Türkiye’yi ziyaret ediyor. Bu ziyaret ile iki ülke arasında stratejik işbirliği yolu açılabilir. Bugün Suriye, bölgede Türkiye ile tam anlamı ile anlaşan belki de tek ülke!

2- Elbette tüm bunlar başta Amerika ve İsrail olmak üzere bazı ülke ve güçleri ve onların Türkiye’deki yandaşlarını rahatsız ediyor ve edecektir. Bu güçler iki ülke arasındaki dostluğun önüne geçmek için ellerinden gelen herşeyi yapacaklardır.. İşte bu nedenle ben son olayları önemsiyorum..

3- Türbanlı ve çarşaflı binlerce genç kız bugün Avrupa’nın çeşitli kentlerinde okumaya gidiyor. Benzer şekilde yine binlerce Müslüman ailenin çocukları başta Almanya olmak üzere Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yaşıyor.. Yine bu ülkelerin hemen hemen hepsinde Müslümanlar’ın kendi örgütleri bulunmaktadır..

4- Ama bunlara hiç kimse bir şey söylemezken, her nedense Suriye’ye giden Türkler ‘şeriat ve terör’ için gitmiş oluyor!!

5-Her şeyi bir yana bıraksak bile bana göre bu olup bitenlerin başka bir amacı daha olabilir:

İstanbul eylemlerini gerçekleştirenler, onların arkasında bulunanlar, Şam’dan istenen 22 kişi konusunu kullanmak isteyenler yalnız Türkiye’yi değil aynı zamanda Suriye’yi de hedef seçmişlerdir. Hama olaylarından sonra İslam ile barışan Suriye yönetimi bu olayların içine süreklenmek isteniyor. Demokratikleşme ve liberalleşme yolunda yavaş da olsa önemli adımlar atan Şam yönetiminin önü kesilmek ve ülke yeniden bir toplumsal gerginliğe süreklenmek isteniyor..

Tam anlamı ile laik olan Suriye’deki yapı belki de bazılarını rahatsız ediyor.. Anlaşılan Suriye’deki bu LAİK sistem ile başında AK Parti’nin bulunduğu DEMOKRATİK Türkiye yapısının beraberliği birilerini korkutuyor..

Bu nedenle Suriye’deki laik yapı engellenmeli ve Türkiye’deki demokratikleşmenin önü kesilmeli!!

You may also like...