Önce doğru, sonra yalan!!

11 Eylül sonrasında asabi bir hale bürünen Başkan Bush ‘bu bir Haçlı seferidir’ diyerek herkesi ve öncelikle Müslümanlar’ı tehdit etti!!

Bu söylemin tehlikeli olabileceği kendisine anlatılınca Başkan Bush, Yahudi lobisinin şahinlerinden Wolfowitz tarafından kendisine tavsiye edilen bu cümlesini düzeltme gereğini duydu ve ‘sürçü lisan’ eylediğini söyledi.

Ancak Bush, kendisine gösterilen yoldan geri dönmeyerek ‘Haçlı seferine’ çıktı. Bu seferde şimdiye kadar Afganistan’da, Irak’ta ve Filistin’de 40 bin civarında Müslüman öldürüldü..

11 Eylül’de ölen 1800 Amerikalı’ya karşın 40 bin Müslüman ..

Yine de çok kötü değil!!

Çünkü Amerikalılar Pearl Harbur’da ölen 2340 askere karşın Hiroşima ve Nagazaki’de 360 bin sivil Japon’u hem de nükleer bombalarla yakarak öldürmüşlerdi..

Gelelim ikinci konuya ..

Bundan bir süre önce Amerikan Hazine Bakan Yardımcısı ‘Türkiye’ye vereceğimiz 8,5 milyar dolarlık kredi Irak’a asker gönderme şartına bağlı’ dedi.. Ankara tepki gösterince Amerikan Büyükelçisi Edilman düzeltti. Sonra da Amerikan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Boucher ‘olur mu böyle şey’ dedi..

Ankara rahatlamıştı..

Geçtiğimiz Salı günü ise Kongre, Bush yönetiminin isteği üzerine 8,5 milyar dolarlık krediyi onayladı ve şartlarını sıraladı.

Buna göre Türkiye ekonomik reformlara devam edecek, İMF reçetelerini uygulamayı sürdürecek ve dilim dilim olarak alacağı krediyi yalnız Amerika, İMF ve Dünya Bankası’na olan borçlarının geri ödemesinde kullanacak. Ama en önemli şart ‘Ankara, Irak’ta Amerika’nın isteklerini yerine getirecek’..

Bakan Babacan kredi anlaşmasının yakında imzalanacağı müjdesini Washington’dan verdi. Borsa coştu insanlar zafer kazanmış gibi mutlu oldu.

Ama hiç kimse öne sürülen şartları bu kez gurur meselesi yapmadı ve gelecek olan dolarların üzerindeki kanları görmedi!

Kanlı dolarlar diyorum çünkü bunlar Kongre tarafından onaylanan Irak bütçesinin bir parçasıdır. Bu bütçenin amacı ise Irak’taki Amerikan işgalini pekiştirmektir.

Bunun da bedeli kan ve gözyaşı olacaktır ..

Dönelim bir kez daha Bush’a..

Başkan Bush 10 Eylül konuşmasında Irak olayını anlatırken birden bire yeni müttefiklerini yani Kürtleri hatırladı.. Aslında şahin danışmanları olmasaydı belki de Bush bu Kürtler’in kim ve nasıl bir şey olduklarını bile bilmeyecekti.. Ancak Wolfowitz ve Grossman gibileri istedi diye Bush ‘Irak’ın kuzeyi genellikle istikrarlı ve yeniden imara ve kendi kendisini yönetmeye doğru ilerliyor’ deyiverdi..

Bir kez daha Ankara’da kıyamet koptu. Amerikalılar Irak’ta bağımsız Kürt devleti kurduruyor diye.. Başbakan Erdoğan Bush’u ‘ duygusallıkla’ suçladı. Bakan Gül Amerikalılar’dan açıklama istedi.

Washigton gecikmedi ‘Bush bunu kastetmedi’ diye açıklama yaptı..

Süleymaniye’deki çuval olayında olduğu gibi herkes bir kez daha olup bitenleri unuttu.

Haçlı seferleri, asker şartına bağlı krediler ve Kuzey Irak’ta Amerikan destekli Kürt devleti..

Aslında Amerikalılar tüm bunların ipuçlarını uzun süredir veriyordu ama, bazıları bunları görmek istemiyordu..

Yani Amerikalılar önce doğruları, tepki görünce de yalan söylüyorlar.. İşin tuhafı ise, birileri doğrulara değil yalanlara inanmak istiyor..

Bu ise Amerikalılar’ın işini kolaylaştırıyor..

Yani Amerikalılar yalanlarla avunmak isteyenlere kendi koşullarını kolayca kabul ettiriyor..

Haçlı savaşlarına katılmak, şartlı kredileri kabul etmek, Washigton’un PKK ile flörtünü görmezlikten gelmek,

Irak’ta Kürt bir dışişleri bakanına muhatap olmak, Türkmenler’in haklarına sahip çıkamamak ve en önemlisi kafalara geçirilen çuvalları klimalı ve bol ışıklı birer koruyucu olarak algılamak..

Tüm bunları yapan ve daha fazlasını da kabul etmeye hazır olduğunu karşı tarafa sezdiren çevreler, doğal olarak Amerikalılar ve onların bölgedeki müttefikleri tarafından kolayca ve hiç kimsenin aklına gelmeyen yerlerde kullanılmak istenecektir..

Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın..

Önemli olan iş işten geçmeden bunu anlamak ve önlemek için gerekli tedbirleri almaktır.

AK parti hükümeti bunu yapabilir!!

Nasıl mı?

Çarşamba’ya anlatırım..

You may also like...