Şam toplantısında.. PKK da konuşuldu..

Suriye’nin başkenti Şam’da biraraya gelen 7 bölge ülkesinin Dışişleri Bakanları, Amerikalılar’ı Irak’ta güvenlik ve istikrarı sağlamaya çağırdılar , Irak’ın içişlerine karşıtıkları yönündeki Amerikan suçlamalarını reddettiler ve Irak topraklarından komşu ülkelere yönelik terörist sızmaların da kabul edilmez olduğunu belirttiler. Diplomatik çevreler ise, bu paragafın Türkiye’nin isteği üzerine ortak açıklamaya konduğunu ve PKK-KADEK sızmalarının kastedildiğini söylediler.. BM kararları gereğince Amerikalılar’ın ve İngilizler’in Irak’taki güvenlik ve istikrardan sorumlu olduklarına dikkat çeken Bakanlar, Irak’ın toprak bütünlüğüne ve egemenliğine vurgu yaparak, işgalin sona erdirilmesi için bir zaman programımının açıklanması gereğine dikkat çektiler. Yönetimin bir önce Iraklılar’a demokratik ve özgür bir şekilde devredilemesi gereğinden söz eden bakanlar, Irak Geçici Konseyi’nin de bu sürece katkıda bulunmasını istediler.

BM’nin de tüm bu süreçlerde rol alması gerektiğini söyleyen Bakanlar, sivilleri ve uluslararası kurumları hedef alan terör eylemlerini de kınadılar. Toplantıya katılan Suriye, Türkiye, İran, Ürdün, Mısır, Kuveyt ve S.Arabistan Dışişleri’nin altına imza attığı ortak açıklamada ayrıca İsrail’in Suriye’ye yönelik saldırıları da protesto edildi.

Irak Dışişleri Bakanı Hoşyar Zabari’nin çağrılmasına rağmen gelmediği toplantıda çok önemli tartışmaların yaşandığı sızan bilgiler arasında. Bu bilgilere göre, Ürdün, Kuveyt ve S.Arabistan Amerika’yı kızdırmamak amacıyla, ortak açıklamanın alabildiğince yumşatılması yönünde çaba harcadılar. Bu arada Türkiye, Suriye ve zaman zaman İran’ın birlikte hareket ettikleri ve toplantının somut sonuçlarla çıkması için özel çaba harcadıkları belirtilmektedir. Mısır’ın ise, denge politikası izlediği ve ağır basan tarafın yanına kaydığına işaret edilmektedir.

Öte yandan tüm Bakanlar’ı birlikte kabul eden Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad, toplantıda varılan sonucun çok önemli olduğunu belirterek yıl başında Türkiye’nin başlattığı bu girişimin bölge ülkeleri arasındaki ilişkilere ve birlikte davranma iradelerine katkıda bulunduğuna dikkat çekti ve bu sürecin mutlaka devam etmesi gerektiğini söyledi.

Öte yandan Suriye Başbakanı Naci Itri ile bir araya gelen Dışişleri Bakanı Abdullah Gül kendisine, Başbakan Erdoğan’ın şifai mesajını ve Türkiye’yi ziyaret davetini iletti. Gül ayrıca Suriye ile Türkiye arasında gelişen ve tüm alanları kapsayan ilişkilerin düzeyeinden çok mutlu olduklarını belirterek Suriye Cumhurbaşkanı Beşşar Esad’ın yakında Türkiye’ye yapacağı resmi gezinin bu ilişkilere çok büyük bir ivme kazandıracağını söyledi. Itri de AK Parti kongresine katılamadığı için çok üzüldüğünü ve Başbakan Erdoğan’ı en kısa zamanda Şam’da misafir etmek istediğini söyledi.

Herşeye rağmen!!

İki gün süren tartışmalardan sonra Şam toplantısı son erdi. Irak’ta ve tüm bölgede olumsuz gelişmelerin yaşandığı bir ortamda bir araya gelen 7 bölge Bakanı’nın vardığı sonuç bence çok önemlidir. Dün de belirttiğim gibi 7 bölge ülkesinin Dışişleri Bakanları’nın bir araya gelmesi ve karşılıklı olarak konuşması kendi başına büyük bir başarıdır. Çünkü bu ükeler daha bundan kısa bir süre öncesine kadar birbirleriye ilgili tüm bilgileri ve dolayısıyla değerlendirmeleri üçüncü taraflar aracılığıyla sağlayabiliyorlardı. Bu ise, üçüncü tarafların amaçlarına hizmet ettiği gibi, bölge ülkelerini de bu tarafların yönlendirmesi altında bırakıyordu.

Elbette Şam’daki toplantıda bu üçüncü tarafların yönlendirmesi söz konusu idi. Ancak yine de bu yönlendirmenin baskısı ile hareket eden ülkelerin de tüm doğruları ilk elden duymaları bence çok önemlidir.

İşte bu nedenle Abdullah Gül’ün Başbakan olarak başlattığı bu diyalog girişimi, çok önemli kazanımlar sağlayarak devam ediyor. Ocak başlarında Şam’da başlayan bu girişim dün yine Şam’da devam ediyordu. Suriye, Türkiye, İran, Ürdün, Kuveyt, S.Arabistan ve Mısır Dışişleri Bakanları’nın katıldığı bu toplantının bir sonraki durağı Kuveyt olacak. O toplantıda da Bakanlar kendi aralarındaki diyalog çabalarında bir adım daha atmış olacaklar ve Amerikan, İngiliz ve İsrail’in bölgeye yönelik tehditlerinden dolayı ortak endişeleri paylaşacaklardır. Tıpkı Şam toplantısında olduğu gibi.

Elbette bu tür toplantılarda konuşulan her şey ortak basın açıklamasında yer almaz. Ama ben inanıyorum ki tüm Bakanlar kendi ülkelerinin tüm endişelerini anlatırken, diğer Bakanlar da bu endişlerin kendi endişelerinden pek farklı olmadığını görmüştür. Elbette, her ülkenin kendi özel hesapları ve ulusal çıkarları vardır.

Ancak Arapça’da bir atasözü vardır:

Ben ve kardeşim amcam oğluna karşı, ama ben ve amcam oğlu düşmana karşı..

Irak’a komşu olan ülkeler kardeş olduklarına göre, bu ülkelerin amca oğlu olmamasına rağmen ortak düşmana karşı olmaları en doğal haklarıdır.

Üstelik hiç kimse onlardan bu düşmana karşı bir şey yapmalarını istememektedir.

Onların yapmak istedikleri tek şey, ortak düşmanın kendilerine zarar vermesini önlemektir.

Ama işin gerip tarafı ise, bu düşman o kadar gaddarlaşmış ki, böyle bir talebi bile duymak istemiyor..

Ve bu nedenle Şam toplantısını başarısız kılmak için elinden gelen her şeyi yaptı..

Ama başaramadı çünkü toplantı oldu ve gerektiği biçimi ile bitti.

Üstelik bu düşmanların hedef seçtiği Şam’da!!

You may also like...