Türkiye: 167 – İngiltere: 0

Cumartesi gecesi Letonya’nın başkenti Riga’da yapılan 47. Eurovision Şarkı Yarışması’nda Sertap Erener’in seslendirdiği şarkı 167 puan ile birinci oldu.

İngiltere ise (0) puan ile sonuncu olurken bu yarışmalarda tarihinin en kötü sonucunu aldı..

28 yıldır bu yarışmalara katılan Türkiye ise, ilk kez hem de İngilizce seslendirilen bir şarkı ile birinci olurken başta Yunanistan ve Kıbrıs (güney Kıbrıs) olmak üzere tüm Avrupa ülkelerinin halk jurilerinden puan aldı.

Şarkının sanatsal özelliklerini bir yana bırakırsak, bu sonucun temel bir tek nedeni vardır :

O da Türkiye’nin Irak savaşı sırasındaki onurlu tavrıdır..

Yani Sertap’a oy veren Avrupalılar aslında TBMM’nin 2. Tezkere ile ilgili kararını onaylıyorlardı ..

Yoksa ABD ile savaşa katılan İngiltere’nin (0) puanını nasıl açıklayabilirdik!!

……

Eurovision şarkı yarışmasından bir gün sonra da Cannes’de yapılan Uluslararsı Film festivalinde bu kez başka bir Türk sanat ürünü büyük beğeni kazanıyordu..

Nuri Bilge Ceylan’ın ‘Uzak’ filmi Büyük Juri ödülüne laik görülürken Mehmet Emin Toprak ve Muzafer Özdemir En İyi Erkek onuycu ödülünü alıyorlardı..

Uzak’ın çok önemli bir film olduğunu bir yana bırakırsak, Avrupa’nın en önemli sanat buluşması olan Cannes’de Uzak’a oy verenlerin en önemli gerekçesi de Türkiye’nin Irak savaşı sırasında sergilediği onurlu tavırdır..

Çünkü barıştan yana olan Avrupalılar Türk halkının %95’nin savaşa karşı olduğunu ve TBMM’nin tüm Amerikan baskı, tehdit ve şantajına rağmen Tezkere’ye hayır dediğini henüz unutmamıştı.

Aynı Avrupalılar bir hafta önce Orhan Pamuk’a benzer bir şekilde en önemli ödülü vemişti..

İrlanda Cumhuriyeti’nin başkenti Dublin tarafından verilen 100 bin Euro değerindeki İmpac-Dublin ödülü bu yıl Benim Adım Kırmızı romanının İngilizce çevirisine verildi..

Başka bir deyişle Avrupalılar bir kez daha Türk halkının barıştan yana tavrını ödüllendirerek onaylıyordu..

Aynı onaylamayı Avrupalılar geçtiğimiz ayın sonunda devletler olarak yapmıştı..

AB Dışişleri Bakanları AB tarihinde ilk kez üye ülkelerin toprağının dışında yani Kaş sahil kasabasında bir araya geliyorlardı.. Çok sıcak bir ortamda gerçekleşen bu toplantıya 25 dışişleri bakanı ve eşlerini Sayın Gül ve türbanlı eşi ağırlıyorlardı..

Avrupalı bakanlar bunu yaparken aslında Türkiye’nin Irak savaşı sırasında sergilediği tavrı hem onaylıyorlardı hem de bu davranışı ‘Türkler Amerika’ya karşı Avrupa’yı tercih ediyor’ şeklinde algılıyorlardı..

Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün katıldığı tüm bölgesel ve uluslararası toplantılarda karşılaştığı yoğun ilgi ise dünya halklarının ve hükümetlerinin Türkiye’ye ne kadar ilgi duyduklarını ve TBMM’nin tezkere kararının Türkiye’ye ne kadar onurlu bir prestij kazandırdığını göstermektedir..

Tezkere oylaması öncesinde ve sonrasında hep üzerinde durduğumuz bu sürecin olağanüstü yanlışlıklar yapılmadığı sürece devam edeceğinden eminiz.

Çünkü dünya halkları ve barıştan yana hükümetleri süreci ve sonucu ile ilgili olarak çeşitli tartışmalar yapılmasına karşın TBMM’nin kararına büyük değer biçmişlerdir..

Bu tür onurlu tutum ve davranışların ulusların vicdanında yer edeceğine hep vurgu yaprak, o günkü tartışmalarda savaşa hayır diyecek bir Türkiye’nin çok kazançlı çıkacağını söylüyorduk..

Bazıları ise TBMM’nin kararının tarihsel bir hata olduğunu, Türkiye’nin çok şey kaybedeceğini hep söyleyip durdular..

‘Amerika bize kızacak, dolarlar gidecek ve ekonomi batacak..’

İlk iki beklenti oldu ama ekomomi batmadı..

Dolarlar gelmedi ve Amerika kızdı ama Türkiye yerinde hem de başı dik, vicdanı rahat bir şekilde duruyor..

Elbette halkların ve devletlerin zor ve onurlu kararlarının bedeli olacaktı.. Bedeli olmayan bir davranışın ise sahibine bir şeyler kazandıracağını söyleyenler ise, şimdiye kadar olduğu gibi hep yanılmışlardır..

Kaldı ki konu dolar ise, TBMM kararı Türkiye’ye para da kazandırmış ve kazandıracaktır..

Eurovision önümüzdeki yıl Türkiye’de yapılacak..

Böyle bir etkinilk milyarlarca dolarlık bir propaganda demektir.. 50-60 ülke yarışmayı canlı olarak yayınlıyor..

Yarışmanın bu ve önümüzdeki yıllarda Türk turizimine katkılarını hep birlikte göreceğiz..

Aynı şeyleri Uzak filmi ile Orhan Pamuk’un romanı için de söyleyebiliriz..

Tüm bunlar hiç kimsenin kuşkusu olmasın Türkiye’nin AB ile diyaloğuna yansıyacaktır.. Bunun farkına varan bazı çevreler hükümet-ordu çatışmalarını göndeme getirerek bu sürece gölge düşürmek istemektedir..

Türkiye büyük hatalar yapmaz ise önümüzdeki yılın sonunda mutlaka üyelik görüşmelerine başlayacaktır..

Yine olağanüstü sorunlar yaşanmazsa Türkiye 2007’de Bulgaristan ve Romanya ile birlikte AB üyesi olacaktır..

Tüm bunlar yalnız ve yalnız TBMM’nin tezkere kararı ile olmuş ve olacaktır..

Zaman geldiğinde bu kararın Arap ve islam alemindeki yansımalarını da anlatacağız!!

Yeter ki AK parti hükümeti tezkere kararının gereğini yapmaya devam etsin ve bazı iç ve dış güçlerin baskı, şantaj ve tehditlerine boyun eğmesin!!!

You may also like...