Yemen, Irak ve M.Akif!!

Geçen hafta son YAŞ toplantısında emekliye ayrılan Org. Çetin Doğan Irak’a asker gönderilmesi ile ilgili olarak bir değerlendirme yaptı ve ‘Mehmetçik’in kanını Galiçya’da,Yemen’de akıttık. Niçin akıttığımızı hâlâ soruyoruz’ dedi. Sayın Doğan’ın bu sözleri bir haftadır Türk medyasında tartışılmaktadır. Bu tartışmalarda taraf olmak istemediğim için konu ile ilgili herhangi bir şey yazmak istemedim.

Ancak Radikal’de değerli dostum Avni Özgürel’in yazısını görünce konuyu araştırma gereğini duydum. Özgürel’in yazısı ve kendi araştırmamın sonuçlarını sizlerle yorumsuz paylaşmak istedim.

Darbe ile Sultan Abdulhamid’i deviren İttihatçılar Osmanlı devletini, sonucu belli olan bir macera savaşına süreklediler.

O sıralarda Suriye cephesinde bulunan Mustafa Kemal, Enver Paşa’ya Arabistan, Kafkasya ve Balkanlar’daki askerin derhal Anadolu’ya çekilip ordunun vatan savunmasına hazırlanmasını istiyordu. Enver Paşa ve İttihatçılar Mustafa Kemal’in bu tavsiyelerini ciddiye almayarak kendi bildiklerini okuyorlardı.

Cemal Paşa ise Mısır’ı fethetmek hayali peşinde Suriye-Filistin Cephesi Kumandanlığı’na giderken kendi hatıratında bakın ne yazıyordu :

‘Yapacak çok işlerim var. Sıradan tedbirlerle bu işlerin görülmesi mümkün değil. En şiddetli, merhametsiz ve nezaketsiz damarlarımı ayağa kaldırmalıyım. Tembellik ve ihmalkarlığa karşı en şiddetli darbeleri indirmekten çekinmemeliyim’..

Şam’da ilk karargahını kuran Cemal Paşa kiraladığı adamlara ‘Allah cemildir, Cemal’i sever’ diye slogan attırıyordu..

Bununla da yetinmeyen Cemal Paşa Mısır’da da aynı yönteme başvurarak ‘yallanasır, yallanasır, Cemal Paşa udhul Masr’ diye bağırtırıyordu sokaktaki insanları..

Yani ‘haydi zafere, haydi zafere, Cemal Paşa gir Mısır’a ..

Ancak Cemal Paşa’nın bu propaganda zekası, kendisine ne Suriye ne de Mısır cephelerinde zafer getirmeye yetmişti.

Cemal Paşa bunun intikamını Suriye ve Lübnan’da aydınları darağaçlarında sallandırarak aldı ve o büyük zekası ile Araplar’ı Osmanlı’ya karşı ayaklandırmayı başardı..

Cemal Paşa Arap tarihine ‘Kasap Cemal’ olarak geçti..

Bu sıralarda Osmanlı Orduları, Sarıkamış’ta ve Balkanlar’da hezimet üzerine hezimet alıyorlardı..

Durum giderek kötüleşiyordu.. İttihatçılar tahttan indirdikleri Abdulhamid’in kapısına dayanarak kendisinden medet umar ve ne tavsiye ettiğini öğrenmek isterler.

Abdülhamid ‘ Benim sizlere verebileceğim hiçbir fikir ve tavsiye kalmamıştır. Çünkü bu zavallı devlet, Harb-ı Umumiye’ye sürüklendiği gün zaten bitmiştir. Sizi bana gönderenler (Enver, Talat ve Cemal Paşalar) bu çılgınlığı yapmadan önce göndermeliydiler. Almanya ve Avusturya ile birlikte ateşe atılmak tarihin kaydettiği en büyük ahmaklıktır”

Abdülhamid bunları söylerken Arabistan’da Osmanlı askerinin halini ise Yemen türküleri çok acılı bir şekilde anlatıyordu..

Osmanlı askerinin gittiği yerden ailesine mektup gönderirken zarfa bölgenin çiçeğini koyduğu biliniyordu. Yemen’de gönderecek çiçek bulamayan erlerin bunun yerine çimen koydukları söylenmektedir.. Yemen türküsündeki ‘gülü çemendir’ ifadesinde bu duygusal yan anlatılırken bu acılı dram, bilmem bazıları için hâlâ bir şey ifade ediyor mu!!

Çünkü 1950’li yıllarda bazıları için hiç bir şey ifade etmemiş olacak ki, Ankara askerlerini Kore’ye gönderiyordu..

Üstelik orada akan kanın niçin akıtıldığını hâlâ kimse anlamış değil. Bazıları ise bu kan ‘Türkiye’yi NATO’ya sokmuş ve Ankara’yı Amerika’nın stratejik mütteği haline getirmiştir’ diye sevinmektedirler… 55 yıl sonra müttefik Amerika’nın Kore’ye giden askerlerin torunlarının kafalarına Kuzey Irak’ta çuval geçirmesini ise her nedense birçokları anlamıyor ya da anlamak istemiyor..

Yoksa hangi aklıselim Türk askerini Irak’a göndermek ister.

İsteyenlerin ise ya aklından ya da vicdanınndan şüphe etmek gerekir. Ünlü ressam İbrahim Çallı’nın deyimi ile ‘bu kadar cehalet ancak tahsil ile mümkündür ‘..!!

Araplar da ‘en tehlikeli cahiller, herşeyi bildiklerini sananlardır’ der.

Mehmet Akif ise:

‘Tarihi tekerrür diye tarif ediyorlar.. Hiç ibret alınsaydı tekerrür mü ederdi’.. diye uyarıyor..

Ne dersiniz Mehmet Akif’i sevenler tarihin tekerrür etmesine izin verecekler midir!!

Ben sanmıyorum, ancak inanmak istiyorum!!!

You may also like...