ABD ERDOĞAN’IN İYİ NİYETİNE VE SABRINA ŞÜKRETSİN

Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan bugün (Cuma) Çin ve ABD yolcusu. 16 Mayıs’da ABD mevkidaşı Donald Trump’la çok önemli bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor…

Ama o arada ABD’den hiç de hoşumuza gitmeyecek haberler gelmeye devam ediyor. Başkan Trump, Pentagon’un isteklerine boyun eğerek “Suriyeli Kürtlere” silah ve teçhizat verme emrini imzaladı ve böylelikle yeni yönetim PKK uzantısı Suriye Kürtleri ile iş birliğini sürdüreceği resmiyet kazanmış oldu.

Bu haberden Ankara ciddi rahatsızlık duydu ve bunu devletin her kademesi açık bir şekilde dillendirdi. Cumhurbaşkanımız ise Trump’ın bu hatadan döneceğini ümit ettiğini söyledi. Yani ABD’ye gittiği zaman Trump’ı bu yanlıştan dönmesi için ikna etmeye çalışacak…

ABD’li yetkililer yangını bir nebze olsun hafifletmek için Türkiye’nin bu konudaki güvenlik kaygılarına cevap verecek adımları atacaklarını söylüyorlar ama birileri de bu geziyi sabote etmek için ellerinden geleni yapıyorlar…

Bütün bunlar olurken ABD askeri sözcüleri hala PYD/YPG/PKK üçlüsüne verilen ve verilecek olan silahların daha sonra geriye alınmayacağını söyleyerek yangına biraz daha benzin döktükleri görülüyor… Yani bu silahların ileride bize karşı kullanılma olasılığı yüksek… Ama bunları söyleyen Albay Dorian alay eder gibi ekliyor “silahların mühimmatlarını kısıtlı vererek durumu kontrol altına alacağız” diyor… Sanki bu silahlara cephaneyi Kürtler bugüne kadar olduğu gibi başka kaynaklardan elde edemiyorlar…

Cumhurbaşkanımız olaya iyi niyetli ve sabırla yaklaşıyor. Ama bu iyi niyeti ve sabrı Amerikalıların iyi okuması lazım… Cumhurbaşkanımız Kürt konusunda müthiş bir iyi niyet ve sabır gösterdi, elinden gelenin fazlasını yaptı. PKK bunu iyi okumadı, çözüm sürecini kullanarak ayaklanma hazırlıkları yaptı ve Türkiye’de kurtarılmış bölgeler yaratmaya kalktı ve sonra sabrı taşan Cumhurbaşkanımızın onlara tokadı çok sert oldu ve olmaya devam ediyor…

Cumhurbaşkanımızın sabrını test edenler hep zararlı çıktı ve çıkmaya devam ediyorlar. Buna ABD de dâhil…

You may also like...