Gençlik bildiğiniz gibi

Yasaklar câzip olur” derler ya, bu sözün gerçekliğini kamuoyu yoklaması merakımla bugünlerde yaşıyorum. Aynen hâmile kadının aşermesi gibi bir şey bu; içinizdeki iştahı ‘öldür Allah’ önleyemiyorsunuz. Ulaşabildiğim kaynaklardan topladıklarım yetmiyormuş gibi bendekileri başkalarıyla değiş-tokuş yaptığım bile oluyor. Kiminle karşılaşsam, “Son durum ne?” diye bana soruyor; ben de, bu işlerle meşgul kuruluşların yöneticileri ile karşılaştığımda, “Bugün ne âlemdeyiz?” diye sormadan edemiyorum.

İlnur Çevik, bu pazar günü, Alman Konrad Adenauer Vakfı’nın Türk gençliği üzerinde yaptığı bir ankete dikkatimi çekti; vakıf, sonuçları gönderdiği kişilerden, bulguların salı gününe kadar açıklanmamasını rica etmiş. İlnur, merakımı gıdıklamak için olacak, “Ortaya çıkan tablo hayret verici” dedi. Vakfın 11 ilde 2223 gençle yüz yüze görüşerek gerçekleştirdiği araştırma, Hürriyet’in “Gençlik bildiğiniz gibi değil” başlığını hak edecek çarpıcılıkta.

Böyle bir araştırma yapılmış olmasa bile, dünyadaki ve ülkedeki gidişe bakarak, bizim gençliğin nabzının nasıl attığını tahmin edebilecek durumdayım. Ancak, yabancıların parasını ödeyerek yaptırdığı ciddi bir araştırma olarak karşıma çıkınca, gençlerin cevaplarını daha da bir kayda değer buldum. Hürriyet’in başlığı gençliği bilmediğinin itirafı, ben ise “Gençlik bildiğimiz gibi” demekten ayrı bir keyif alıyorum.

İmam Hatip okullarında bile başörtüsüne karşı ‘Haçlı seferi’ sürdürülen bir ülkede, kendilerine “Kız öğrenciler derslere türbanla girebilmeli mi?” sorusu yöneltilen gençlerin büyük bir bölümü (yüzde 64.3) “Evet, girmeli” cevabını vermiş, Hürriyet nasıl şaşmasın? Kimi (11.2) “Evet, İslâm’ın gereği, girmeli” derken, kimi de (53.1) “Evet, çünkü demokratik hakları” demiş… “Hayır” diyenlerin oranı yüzde 26.2; onların da pek azı (10.8) “Hayır girmemeli, çünkü ideolojik bir davranış” derken, biraz daha fazlası (15.4) “Hayır, çünkü Atatürk ilkelerine aykırıdır” cevabını vermiş… Aynı ankette, “Kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz?” sorusuna “Atatürkçü – lâik” cevabını verenler yüzde 5.5…

Milliyet, Konrad Adenauer Vakfı’nın gençlerle ilgili anketini ‘eğitim’ sayfasında yayımladı. Gençlerin büyük çoğunluğunun “Başörtüsü yasak olmamalı” tavrı sergilediği anketle ilgili haberin hemen altında, Milliyet sorumluları, üniversitede başörtülerine el atılan genç kızların bir fotoğrafının eşlik ettiği habere şu başlığı uygun görmüş: “Türban inadı sürüyor…” Birilerinin inadının sürdüğü kesin de, galiba inatçı olan, Anadolu çocuğu patronun parasıyla halkın eğilimlerine taban tabana ters tercihleri yansıtan bir gazete çıkartmayı marifet sayan Milliyet yöneticileri…

Almanlar Türk gençlerinin dine bağlılıklarını da mercek altına yatırmışlar. İşte sonuçlar: Üç büyük ilimizden İstanbul’da yaşayan gençler daha dindar, onu Ankara izliyor; İzmir, tahmin edilebileceği gibi, geride. İstanbullu gençlerin büyük çoğunluğu (yüzde 74.5) düzenli oruç tutuyor, düzenli dua ediyor (yüzde 63.3). “Düzenli namaz kılıyorum” diyen gençler İstanbul’da yüzde 10.8; yüzde 6.6 da düzenli camiye gidiyor…

Vakfın Türkiye temsilcisi Dr. Wulf Schönbohm, araştırmayı tanıttığı basın toplantısında, “Nüfusunun yüzde 59’u 35 yaşın altındakilerden oluşan Türk toplumu Alman toplumuna kıyasla genç; biz bu suskun kitleye sorular yönelterek onun kendisini nasıl gördüğünü, değer yargılarını, sorunlarını ve gelecekle ilgili düşüncelerini öğrenmeye çalıştık” demiş…

Gençlerin yarıdan fazlası (51.8) Türkiye’nin yer alması gereken uluslararası gruplaşmanın Avrupa Birliği (AB) olduğunu söylemiş; ama daha büyük bir çoğunluğun (54.6), AB konusunda, “Avrupa’ya bel bağlayacağımıza kendi kendimizi geliştirmenin yollarını bulmalıyız” demesi hoşuma gitti. Gençlerin önemli bir bölümü (71.8) “AB’ye girmek ekonomimiz için iyi olur”, en az o kadar bir bölümü (69.2) de “AB’ye girmek insan hakları ve demokrasi açısından Türkiye’yi geliştirir” demiş… Gençlerin yüzde 28.7’si Türkiye’nin Türk cumhuriyetleri, yüzde 18’i de İslâm ülkeleri ile gruplaşmasından yana görüş belirtmiş…

Alın size Hürriyet’i en çok şaşırtan sonuç: “Ülke yönetiminde kimin söz sahibi olmasını istersiniz?” sorusuna eşlik etmek üzere bir dizi isimle karşılaşan gençler (yüzde 21.) ilk sıraya Recep Tayyip Erdoğan’ı oturtmuşlar. Örnek olsun diye kaydediyorum: “Ülke yönetiminde Fethullah Gülen’i söz sahibi görmek isterim” diyenler ile “Çevik Bir’i söz sahibi görmek isterim” diyenler eşit oranda (6.3) çıkmış…

Benim ilgimi çeken bir sonuç da toplum içindeki ‘farklı’ gruplar hakkında gençlerin ne düşündüğünü öğrenmeye yarayan bir soruya verilen cevaplar. Haklarında en olumsuz düşünülen grubun ‘masonlar’ oluşu sizin de ilginizi çekmez mi? Gençlerin yüzde 54.4’ü “Masonların iyisi olmaz” derken, yüzde 21.6 “İyisi varsa bile çoğu kötüdür” demiş… ‘Kötü’ bilinenlerde ikinci sırayı ‘eşcinseller’ (53.5 ve 20.7), üçüncü sırayı ‘dinsizler’ (50.7 ve 23.5) işgal ediyor.

Benim bildiğim bir evrensel gerçek var: Halkın çoğunluğu yanlışta birleşmez…

You may also like...