Tünelin ucunda ışık

İşadamı-politikacı Cavit Çağlar’ın yolun sonuna geldiğini düşünenler yanılıyorlar. Büyük sıkıntılar yaşadığı doğru Cavit Bey’in; ancak geçtiğimiz haftaki iki gelişme tünelin ucunda hafif de olsa ışık görmesini sağladı. Kenya’daki operasyona özel uçağını tahsis etti ve FP’de milletvekili adaylarının tespitinde en etkili kişiyle sonuç alıcı bir görüşme yaptı. FP tarafından Yüksek Seçim Kurulu’na teslim edilecek listelerde Cavit Bey’in de adı olacak.

Şaşırdığınızı fark eder gibiyim, ama yanlış anlamış değilsiniz: Siyasete Süleyman Demirel ile başlamış, DYP’den bakanlık yapmış, bu seçime ANAP’tan katılması beklenen bağımsız milletvekili Cavit Çağlar Meclis’e FP’den girecek… FP’nin tek seçicisi ile Cavit Bey arasındaki görüşmeler, geçen çarşamba günü olumlu sonuçla bitti: Bursa’dan birinci sıra Cavit Çağlar’a ayrılacak…

Cavit Çağlar yine de sıkıntılı; kendisini yakından tanıyan dostlarını tek tek arayıp sürprize hazırlaması sıkıntısından… “Ne yapayım” diyormuş o tatlı diliyle Cavit Bey, “Kapılar kapanınca tek çare FP kaldı…” Ve hemen ekliyormuş: “Yoksa ben değişmiş değilim…” Sofrasının ve gönlünün zenginliğiyle tanınan Cavit Çağlar’ın ‘kerhen’ bile olsa FP’ye girmesinin samimi dostlarını tedirgin ettiğini biliyorum. Ancak, seçimden sonra herkes ‘köylü köyüne’ olurken Cavit Çağlar da daha uygun bir partide yerini alacaktır…

Bir ara ülkemizin en zenginleri arasında anılıyordu Cavit Çağlar’ın adı. Bursa ondan sorulur hale gelmiş, birbiri ardına gerçekleştirdiği ataklarla ağırlığını Türkiye geneline taşımıştı. Bursa’da kurulu bir dizi iplikle irtibatlı tesise ek olarak, ülkemizin en iyi bölge gazetelerinden sayılan ‘Olay’ onundu. Grubuna kablodan bütün Türkiye’ye ulaşan ‘Olay-Tv’yi ve radyoları da ekledi. Ülkemizin ilk haber kanalı ‘ntv’yi de o kurdu. İnterbank’ı satın alıp bankacılık alanına girdi; tek bankayla yetinmeyip Sabah Grubu’nu yüzde 50 ortak ettiği Etibank’ı da satın aldı. Altı ay öncesine kadar ülkemizin ‘yükselen yıldızı’ idi Cavit Çağlar…

Cavit Bey’in feleğini şaşırtan, Çankaya’ya yakın duran işadamlarını birer birer deviren “Başkanın bütün adamları” üzerinde başlatılan operasyon oldu. Cavit Çağlar idari mahkemenin “Buraya inşaat yapılamaz” kararına rağmen Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in uğurlu elleriyle temelini attığı Yenişehir konutlarını pazarlayamadı. Sifaş gibi onbinlerce işçi çalıştıran tesisleri darboğaza girdi. Ntv’yi Doğuş Grubu’na satmak zorunda kaldı. İnterbank’a devlet el koydu, Etibank’ı ortaklarına bırakmayı yeğledi. Herkesin “Bu adamda şeytan tüyü var” dediği Cavit Çağlar’a nazar değdi sizin anlayacağınız…

Bu düşüşü seyrederken, bir dostum, “Merak etme” demişti bana, “Teoman Koman bir şeyler yapar, Cavit’in talihini yeniden düzeltir…” Bu cümleyi duyana kadar, eski jandarma komutanı, eski MİT müsteşarı Teoman Koman’ın Cavit Çağlar’ın ‘talih kuşu’ olduğu aklımın ucundan bile geçmemişti. Koman Paşa, emeklilik sonrasında bir çok kişiyi şaşırtarak Nergis Grubu’nda Cavit Çağlar’ın yanında yer aldı, devlet el koyana kadar İnterbank’ın yönetim kurulu başkan yardımcısıydı. Devlet bankayı zora düşürenler arasında saydığı Teoman Koman’a da kısıtlamalar getirdi; eski MİT müsteşarı, kuvvet komutanı açısından, Cavit Çağlar’a yakınlık pek şans getirmedi. Bu yüzden, dostumun “Talihini yeniden düzeltir” cümlesini ihtiyatla karşıladım…

Bu hafta tünelin ucunda yeniden ışık belirten iki gelişmede Teoman Koman’ın bir rolü var mı, bilmiyorum. MİT’in de içinde yer aldığı Kenya’daki Apo operasyonunda, Cavit Çağlar’ın Falcon-900’u kullanıldı, tamam ama bu bir şey ifade eder mi? Etse bile, sadece zaten kimsenin hiç kuşku duymadığı ‘vatanseverlik’ sınavında bir kez daha başarı sertifikası alacağı anlamını taşır bence. İstihbarat örgütlerinin kendilerine yardım edenlere verdikleri şiltlerden birini daha alır Cavit Çağlar…

Önemli olan milletvekilliği sorununun çözülmesiydi. Şirketleri elinden çıkan, bankalarını kaybeden Cavit Çağlar’ın dokunulmazlık zırhı da gitse iyi olmaz. Onun sorunlarını yaşayan işadamları için milletvekilliğinin ayrı bir önemi var. Eğer rivayetler doğruysa, mafya (bir rivayete göre Yahudi mafyası) peşinde olan biri kendi imkânlarıyla zor korunur bir defa. Cavit Çağlar milletvekili olmak zorunda; onun FP’den adaylığını yadırgayan dostları bunu anlayacaklardır…

FP’den aday olmayı kendisi pek istemedi Cavit Bey; DYP kapıyı hiç aralamayınca, ANAP “Gelme” işaretleri verince, DTP’nin de başarı şansı ufukta görünmeyince nereden aday olabilirdi ki? Eniştesi Şükrü Şenkaya’nın yıllar boyu koruduğu Necmettin Erbakan irtibatı burada işe yaradı.

Benim anlayamadığım, aday tespiti için neredeyse bir aydır geceli-gündüzlü çalışılan, kimsenin nereden aday olacağını bilemediği FP’nin onu niçin aday göstereceği… Elle tutulur bir sebebi vardır mutlaka.

Cavit Çağlar’ın adını listede görünce düşüp bayılabilecek FP’lileri 24 saat önceden haberdar ediyorum; artık bu kıyağımı unutmasınlar.

You may also like...